Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: Hayat Yolunda Yürürken Öğrendiklerim
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Gözlemlerim

Hayat Yolunda Yürürken Öğrendiklerim

Gözlemlerim
Paylaş
PAYLAŞ

İnsanların kıskançlık damarını aktifleştirmek, yanınızdan mutsuz, kaygılı ayrılmasını istiyorsanız kendi kazanımlarınızdan, alıp sattığınızdan, başarılarınızdan bahsetmeniz; onlardan daha iyi konumda olduğunuzu hissettirmeniz yeterli olur.

*

Bu asırda insan en çok kendisini, gözünü, kaşını, yüzünü, boyunu posunu, saçını, kıyafetlerini, ayakkabılarını, saatini, takılarını, bindiği otomobilini, oturduğu evi, konforunu seviyor. Bir de bu nimetleri ve imkânları kim sağladıysa konforuna kim hizmet ediyorsa onu seviyor, sağlayamadığı zaman onu da sevmiyor. Bir anda karşısına geçip o insanı da silebiliyor.

*

Beyin, kalp uyumu; eğitim, maddi ve manevi denklik, iyi niyet ve fedakârlık olmazsa bir insanla uzun yol alamaz; kısa süren yolculuğunuzda da huzurlu olamazsınız.

*

Biz insanları çalışmaya, üretmeye götüren itici güç ihtiyaçlarımız, borçlarımız, itibarımızı koruma düşüncemiz ve amaçlarımızdır. Bunlardan en önemlisi insanın sevdiği ve tutkuyla bağlandığı bir amacı için aşkın gayret göstermesidir. Kendimiz, sevdiklerimiz ve insanlık için bir mücadelenin, çalışmanın, üretimin içinde bulunmamız dünyadaki huzur pınarlarının bize doğru yönelmesi demektir.

*

Dünyada seninkilerin hepsi benim, benimkilerin de hepsi benim diyen bir insandan daha bencil ve tehlikeli bir insan yoktur.

*

Her gün değişen ve dönüşen bir dünyada, bir insanın kendi kişisel gelişimi için bir şeyler yapmaması, alıcılarını aktifleştirmemesi, okumaması, dinlememesi, kaliteli insanları takip etmemesi şaşılacak bir durum değil midir?

*

Konuşmak, okumak, yazmak kolay; yapmak, eyleme geçmek ise zordur. Öğrendiklerimizin kendimizi ve çevremizi onarması daha zordur. Bu denli yanlış işlerin toplumda boy göstermesi başka nasıl izah edilebilir? Keşke önce kendimize konuşsak, kendimize okusak, kendimiz için yazsak!

*

Bir ezeli hakikat yolumuz var ve bu yolu gösterenler gökteki yıldızlardan daha çok. Peki, gel ben seni Allah’a götüreceğim, diyen dostlarımız gerçekten hakkıyla yaşıyorlar mı? Kuran ve sünnet şaşmaz, şaşırmaz yolu gösteriyor. Öğüdü çok yaşantısı az dostlarımızı, ekranları, gayretsizliğimizi aşıp öğrenmek, anlamak, yaşamak için okuyup araştırabilsek; önce kulaktan değil gözden beslenebilsek ne de güzel olacak iç ve dış dünyamız, gelecek günlerimiz.

*

Paranız varsa toplumda sahte bir saygınlığınız, oturmuş bir karakteriniz varsa ucuz bir saygınlığınız; eğitiminiz, paranız, oturmuş bir karakteriniz varsa iyi bir saygınlığınız var demektir.

*

Yüce ruhlu, cesur, cömert, dürüst, ahlaklı, çalışkan üretken, ilim sahibi, içi dışı bir himmeti milleti olan insanlara her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Hem dünya hem sonsuzluk hayatında sadece kalbini, zihnini, gönlünü, özünü, yüzünü, gözünü, dilini temiz tutabilmek için kendisiyle mücadele edebilen insanlara güzellikler, hayırlar, imkânlar sunulacaktır.

*

Gün içerisinde zihin bankamıza karamsarlık, şikâyet, üzüntü, umutsuzluk, değersizlik gibi olumsuz düşünceler yatırırsak yaşama enerjimiz, atılım gücümüz kaybolur; dilimizin, yüzümüzün ve ruhumuzun güzelliği can çekişme aşamasına gelir.

*

Yakın çevrenizle savaş halinde olursanız, kendi kişisel gelişiminize zaman ayıramaz, yanlışlarınızı göremez ve dışardaki tilki ve kurtlarla savaşacak enerji ve gücü kendinizde bulamazsınız.

*

Hak etmeyene fazla değer vermek, imkân sağlamak, ufkunu açmak değersizleşmenin en önemli adımlarındandır.

*

Anladım ki, bir insan diğer bir insanı seviyorsa yanlışlarını görmek istemiyor, gönlünü, kalbini, evini, sofrasını açıp sırrını verebiliyor. Bu insan, başkaları tarafından çok da sevilmese bile. Bir insan bir insanı sevmiyorsa bu insan melekleşmiş de olsa yanlışlarını görüyor;  gönlünü, kalbini, evini o insana açmak istemiyor, sırrını en değerli eşyasını koruduğu gibi koruma yoluna gidiyor. Seviyorsan dünyanın en kötü insanı dost, sevmiyorsan dünyanın iyi insanı düşman olabiliyor. Bu önyargılı bakış açısı ikili ilişkileri zorlaştırıyor. Konuşabilmeyi, birbirimizi anlamayı,  birbirimizin iç dünyasını keşfetmeyi zorlaştırıyor.

*

Zamanın ruhunu okumak, kitap okumak, kâinat kitabını okumaya çalışmak, başımıza gelen olayları ve durumları okumak, insan davranışlarının altında yatan gerçeği okumaya çalışmak niyet okumaktan, paranoyaya yönelerek insanları okumaktan çok daha kârlıdır.

                                                                                                                           Ali ALTAYLI

You Might Also Like

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-7

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-2

Buluş, Kucaklaş, Kaynaş; Can, Canan ve Yeni Bir Kan Ol

İki İlaç ve İki Zehir

Kulun Kula Soracağı Soruları Sorabilmek

Ali Altaylı 29 Temmuz 2023
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Öfke, Şehvet ve Akıl Yangını
Sonraki Yazı Hayat Yolunda Yürürken Öğrendiklerim-2
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?