Dünyada iç ve dış dünyamızı iyileştiren en büyük kazanım, iyi niyeti güncelleyerek konuşabilmektir. Birbirini anlamak, birbirinin işlerini kolaylaştırmak için konuşamayan, eyleme geçmeyen insanlar, yanlış anlaşılmalara, depresyona, yalnızlığa kendilerini mahkûm ederler.
*
Hayatta bilinmesi zor bir bilmece, çözülmesi zor bir matematik problemi, anlaşılması zor bir paragraf nedir diye sorsa birisi bize. En yakınlarımızın değişken, tutarsız, bencil, hakkaniyetsiz tutum ve davranışlarıdır, derim.
*
Biz insanlar nasıl ki, bin bir emekle kazandığı parayı ateşe atmazsa kıymeti paradan kat kat çok zihin, kalp, göz, kulak, dil ve diğer azalarını da ateşe atmama hususunda hassasiyet göstermelidir.
*
Anladım ki, şu beş maddeye yatırım yapmadığımız, yatırım denince bu beş madde aklımıza gelmediği sürece sağlıklı bir birey, aile, toplum inşa etmekte çok zorlanacağız:
Kur’an ve sünneti iyice öğrenerek, hakkıyla yaşayarak Yaradan’a dönmek için mücadeleci olmak
Özün manevi kirlerden arınarak gürleşmesi, güzelleşmesi
Zihin özgürlüğü
Cep özgürlüğü
Kaliteli alışkanlık biriktirme ve temiz eş dost çevresi
*
Sadece kendi sıkıntı ve dertlerini gören, buna enerji veren, yayan bir insan, kendinden daha kötü durumda olan insanları görmek ve yardımına koşmak istemiyor. Bu dünyada herkes kendi derdini en büyük dert olarak görüyor. Ta ki, daha büyük dertler kendisini bulana kadar ya da derdi kendisinden daha büyük insanla bir şekilde tanışana kadar.
*
Zaman gösterdi ki, bizim hayat gemimizi delip su almasına neden olan, gelecek güzel günler tarlamıza mayın döşeyen 5 H dir:
Hırs
Haset
Hayâsızlık
Hiddet
Hıyanet
*
Adam kıtlığı, ürün kıtlığından daha tehlikelidir. Toplumda “adam gibi adam, aranan adam” diyebileceğimiz kişilerin azalması güvensizliği, tedirginliği ve huzursuzluğu beraberinde getirir. Sosyal hayat canlılığını yitirir, işler zorlaşır. Çıkarsız, samimi, sevgi ve güvenin zedelendiği toplumlarda bireyler yalnızlaşmaya başlar. Bu da çocukların ve gençlerin istenilen düzeyde yetişmemesine, yaşlıların ağlamasına neden olur.
*
Senin aklının ucundan geçmeyen şeyler, başkalarının aklının ta ortasında olabilir. Bu dünyada biz insanların en büyük yanılgılarından biri karşımızdakini de kendimiz gibi zannetmemizdir.
*
Başkalarının cebindeki parayla alışveriş yapamadığımız gibi farklı bakış açılarına sahip düşüncelerinde bağnaz, üç insan arasında da fikir alışverişi yapmak zordur.
*
Sahi, biz neye güveniyoruz, kime sığınıyoruz, bizim sesimizin gür çıkmasını sağlayan ne? Güzel ülkemizde en son yaşadığımız deprem canın, malın, gücün bir garantisinin olmadığını bize göstermedi mi? Garanti olan Rabbimizin varlığı ve Ona güvenme, tutunma zenginliğimizdir. Biz bile bize ait değilken bu sahiplenme tutkumuzda aşırıya kaçmamız, bizleri hormonlu meyve ve sebzelere dönüştürüyor; ikili ilişkilerimizin yara almasına neden oluyor. Bizleri içtikçe susayan, yedikçe doymayan bir yapıya büründürüyor.
*
Rüzgârlı havalarda savrulan saman çöpleri gibi olmak istemiyorsak günlük, haftalık, aylık, yıllık plan ve program yapmalıyız. Kendi kişisel gelişimimize yatırım yapmalıyız. İnsan ancak kendinde olanı başkasına verebilir. Eğitimli, farkındalı, cesur, ahlaklı, zihni ve özü gür insanları her esen rüzgâr istediği yere sürükleyemez.
ALİ ALTAYLI