Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: Bugünümü Kim Çaldı?
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Gözlemlerim

Bugünümü Kim Çaldı?

Gözlemlerim
Paylaş
PAYLAŞ

Geçmiş, bugün, gelecek arasında bir top gibi yuvarlanan biz insanlar gerçekten hakkıyla bu üç kavramı okuyabildik mi?  Geçmiş, bugün, gelecek bizim için ne ifade ediyor, hayatımızı kolaylaştırıyor mu yoksa zorlaştırıyor mu? Geçmiş ve gelecek bugünümüzü kemiren bir fare mi? Geçmişe takılıp kalmak, geçmişte yaşamak psikolojik sağlamlığımızı zayıflatıyor mu? Kaybolan şimdimiz nerede? Batmış ve hala doğmamış güneşi niçin bu kadar çok önemsiyoruz? Dokunduğum, hissettiğim, gördüğüm, doğuşuna batışına şahit olduğum güneşin kıymetini niçin idrak edemiyoruz? Dokunmamız, hissetmemiz, kavuşmamız ihtimal olan gelecek günler, aylar, yıllar kaygımızı, endişemizi niçin derinleştiriyor?

Değerli Okuyucularım! Gelin bugünkü yazımızda bu üç konu hakkında düşünelim. Biz hakikatte hangi zaman diliminde yaşıyoruz, görelim.

Geçmiş

Gelecek

Bugün

Geçmiş, bugünümüzden önceki zaman dilimleri için kullanılır. Yirmi dört saat zaman dilimi içinde bile geçmiş geleceği yaşayabiliyoruz. Bizim geçmişimizde neler var. 40-45 yaş aralığında olan bir kişi için düşünürsek çocukluk yıllarımız, eğitim hayatımız, iş hayatımız, evlilik hayatımız, konu komşu yakın uzak ilişkilerimiz, yolculuklarımız, yüzümüzü güldüren, gönlümüzü hoş eden ve aksine yüzümüzdeki tebessümü alıp götüren, bizi stres ve bunalıma düşüren iyi kötü yaşanmışlıklarımız saklıdır.

Geçmişte yaşadığımız güzel günleri çok çabuk unutuyoruz; ama bizde derin izler bırakan istenmeyen, kötü yaşanmışlıkları bir türlü unutamıyoruz. Geçmişte bizi üzen, yıpratan, ruh sağlığımızı bozan unutamadığımız ve etkisinden kurtulamadığımız yaşanmışlıklar bugünümüzü ve geleceğimizi istenilen düzeyde yaşamamıza engel olmaktadır.

Kötü çocukluk dönemi, aile içi şiddet, boşanmalar, kazalar, çocuklukta yaşanan taciz, uzun süren hastalıklar, çatışmalar, geçimsizlikler gelecekte yakamızı bir türlü bırakmamakta güzel ve mutlu günlerimizi bulandırmaktadır. Hayata ve insanlara hakkıyla güvenememe ve bağlanamama problemine yol açmaktadır.  Öfke, nefret, pişmanlık, kırgınlığa yol açan istenmeyen yaşanmışlıklar insani ilişkilerimizi bozmakta şüphe, evham, paranoya, depresyon, öfke kontrolsüzlüğüne neden olmaktadır.  

Geçmişimizdeki travmalarımız azlığı bugünümüzü ve gelecek günlerimizi anlamlı, huzurlu, aşkın kılıyor.

Gelecek, henüz gelmemiş helmesi yakın olan zaman dilimidir. Gelecek günlerimizi anlamlı kılan dolu dolu yaşanmış, dikeni az gülü çok geçmiş yaşantımızdır. Aslında gelecek günlerimiz, geçmiş günler ve canlı yaşadığımız bugünlerin toplamıdır. Geleceğe dair hemen hemen hepimizin hayalleri, umutları, hedefleri vardır. Gelecek günlerde isteklerimize ulaşmamız ise ihtimaldir. Gelecek hakkında bildiğimiz yüzde yüz kesin olan bir gün bu dünyayı hazırlıksız terk edeceğimizdir. Geleceğe dair yüzde elli kesin bildiğimiz ise ölmezsek ihtiyarlayacağımızdır. Ne yazık ki biz insanlar ihtimallere sıkı sıkı yapışırken, kesinliği su götürmez olan ihtiyarlık ve ölümü düşünmek bile istemiyoruz. Özellikle gençlerin gelecek hakkında kaygı ve endişeleri biz yetişkinlere göre daha fazladır.  Gelecek günlerin sahibi Yaratıcımıza güvenip dua edip bizi zayi etmeyeceğine gönülden inanarak,  geçmişten ders alarak, bugünden tutkulu bir hedef belirleyerek, disiplinli ve programlı bir şekilde gelecek için çalışmaktır. Gelecekte elimize geçecek kendi gayret ve çalışmalarımızdan başka bir şey değildir. Gelecek için yersiz kaygı ve endişe gereksizdir; çünkü aciz ve gücü, yetkisi, otoritesi zayıf olan biz insanlar en güçlü olan dünyanın gerçek sahibine yönelmek, dayanmak zorundayız; ancak bu aşkın düşünme şekliyle dinginlik, huzura yelken açabiliriz.

O isterse asla unutulmayacak şairlerin dediği gibi:

Hak tecellî eyleyince her işi âsân eder

Halk eder esbâbını bir lahzada ihsân eder

(Rabbimiz isteyince her işi kolaylaştırır. O işin olması için gerekli olan bütün sebepleri yaratıp ve bir anda kuluna ihsan eder.)

Ol padişah ki istese bir abd-ı kepterin

Tac-ı inayetiyle şeyh-i sad cihân ider

( Allah isterse bir kuluna yardımını gönderir. Yüz âleme yönetici yapar.)

Bugün, içinde yaşadığımız, görüp hissedebildiğimiz canlı olan zaman dilimidir. Şimdiye odaklanarak çok çalışarak üreterek gelecek günlerimize yatırım yapabiliriz. Nietzsche: “ İçine koyacak bir şeyiniz varsa bir günün bin cebi vardır.” der. Geçmişin istenmeyen durumları öfke, nefret, pişmanlık, kıskançlık ve geleceğin kaygı ve endişesi bugünümüzün çalışmasına, planına, neşesine, huzuruna lağım suyu akıtmaktadır. İşte sorunumuz budur. Geçmiş ve gelecekten bir türlü kurtulamayıp şimdiye, bu ana, bu saate, bu güne odaklanamamak. Geçmişte yanlış insanlarla karşılaşmamız yüzünden şu anda çevremizde olan temiz niyetli, dürüst insanlarla bir türlü yerinde ve doğru iletişimde bulunamamak.

Fikret Turhan “Dün… Bugün… Yarın…” şiirinde ne güzel ifade etmiş:

Dün….

Geçti… gitti…eskidi…

Bugün….

Bir andı…yaşandı…bitti…

O an eskiye kaldı…

Yarın…

Beklenendi…

O bir umut idi…

Geldiğinde…bugüne…

Geçtiğinde..düne…dönecekti…

İnsan da öyleydi…

Dün gibi….bugün gibi…yarın gibi…

Öncesi…yok idi…sonra..var edildi…

Duydu…gördü…idrak etti..

Gördü…sevdi…secde etti..

Yanlışa gömüldü…isyan etti…

İnsan..dün idi..bugün idi…

Yarınını bekler idi…

Dün…bugün…yarın…

Ve de…insan…

Ve gibi….

Bir kelime….

You Might Also Like

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-7

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-2

Buluş, Kucaklaş, Kaynaş; Can, Canan ve Yeni Bir Kan Ol

İki İlaç ve İki Zehir

Kulun Kula Soracağı Soruları Sorabilmek

Ali Altaylı 31 Ağustos 2022
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Mevlana Niçin Büyük?
Sonraki Yazı Nasıl Bir Eğitim?
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?