Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: Bir Anneden Doğmak Gerçek Bir Doğum Mudur?
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
İnsan

Bir Anneden Doğmak Gerçek Bir Doğum Mudur?

İnsan
Paylaş
PAYLAŞ

Her insan önce bir anne rahminden dünyaya göz açar. Bu iki kere iki dört eder, kesinliğindedir. Hepimiz bunu böyle biliriz. Bazı insanlar sadece tek doğum yaşar ve belirli süre sonra dünyadan silinir gider. Tek doğumla dünyadan gelip geçen ne de çok insan vardır. İlk doğumumuz anne karnından dünyaya gelmemizle gerçekleşir. İkinci doğumumuz hak ve hakikatle filizlenip dava şuuruyla bir ömrü geçirmemizdir. İkinci doğumu şahsi hayatlarında gerçekleştirenler sayı olarak çok azdır ve kıymetlidir. Üçüncü doğumumuz insanlığa faydalı her türlü üretimin, uğraşın, düşüncenin, icadın, keşfin, sanatın içinde aktif yer almamızdır. Bu üçüncü doğumu da başaranlar az ve kıymetlidir.

İlk doğumumuz anneden, ikinci ve üçüncü doğumumuz kendimizdendir. Kendimiz kendimizi doğururuz, fikir sancısı çekerek ve bir mücadelenin içine girerek.  Bu sancının bedeli büyük ve ağrı, acı, sızısı uzun ömürlüdür. Bir anne çocuğunu doğururken dayanılması zor bir acı hisseder; ama bu acı zamanla geçer. Fikir sancısı çekenler ölüm gelip onları bulana kadar her an bir doğumun içinde kendilerini bulurlar. Bu yüzden sancıları sürekli ve ulvidir.

Hz. İsa: “İki kere doğmayan göklerin ve yerin melekûtuna(varlıkların ilahi isimlere bakan iç yüzü, kudret, hükmetmek)  ulaşamaz.” der.

Şahsi hayatında her yıl insan aslında küçük doğumlar yaşar.  Değişir, dönüşür, gelişir. Her on yılda farklı bir doğum içine girer biz insanlar. Bu küçük doğumlar gerekli; ama yeterli değildir. Yaşadığımız buhranlar, ayrılık, hastalık, iflas, virüs, deprem bin bir türlü musibetler büyük doğumlara köprü olabilir. Gördüğümüz olaylar, gezdiğimiz önemli yerler, tanıştığımız büyük ruhlu kişiler büyük doğumu hazırlayabilir.

Yukarıda bahsettiğimiz hayati önem taşıyan büyük doğumları sırayla daha geniş kapsamlı açıklamaya çalışalım.

  1. Annemizin bizi doğurması
  2. Hak ve hakikatle tanışarak kendimizi doğurmamız
  3. İnsanlığa faydalı bir üretimle kendimizi doğurmamız

Annemizin bizi doğurması:

Son iki doğumun gerçekleşmesi için bir anneden doğmak şarttır. Zira varlık âleminde insan olarak yer edinmemiş bir kimse son iki doğum sancısı çekme adayı olamaz. Bazı insanlar ömürleri boyunca sadece bir kez doğarlar, bu doğum sadece annedendir. Bu doğumla sınırlı bir yaşam, bir birey için kayıpların en büyüğüdür.

Bu sonsuz ve anlamlı boşlukta, Yaratıcımızla tanışmadan ve insanlık için hayırlı bir gayretin içinde bulunmadan bir ömür geçirmek derin bir iç boşluğu ve büyük bir pişmanlıktır. Daha anlamlı bir hayat için annemizin bizi doğurması yeterli değildir, hak ve hakikate iman etmiş olarak bir üretimin içinde bulunmamız şarttır.

Hak ve hakikatle tanışarak kendimizi doğurmamız:

Bir insanın anne karnındaki doğumundan sonraki en büyük kazanımı anne babasının Müslümanca bir hayatı yaşarken görmesidir. Eğer anne babası taklidi bir imana sahipse bu kişinin tahkiki imana zamanla ulaşması büyük bir doğumdur.  İçinde bulunduğu toplum Müslüman ama kendisi İslami bir yaşantıya sahip olmayan bir kişinin de bir anda yaşadığı bir olay ya da bir kişi vesilesiyle hak ve hakikate dönüş yapması da büyük bir doğumdur. Üstad necip fazıl Kısakürek buna örnektir.

Tam 30 yıl saatim işlemiş, ben durmuşum

Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum

*

Anladım işi; sanat Allah’ı aramakmış

Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış

Necip Fazıl Kısakürek

Yine Necip Fazıl’ın şu mısraları hak ve hakikat denizinde nasıl bir büyük doğum, sancı, çile yaşadığını gözler önüne serer:

 “Kustum öz ağzımdan kafatasımı/Gördüm ki ateşte cımbızda yokmuş/ Fikir çilesinden büyük işkence/Bir zerreciğim ki, Arş’a gebeyim/Dev sancılarımın budur kaynağı/Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur!”

Bediüzzaman Said Nursi: “Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum.” diyerek hak ve hakikat ve Rabbiyle buluşmuş bir insanlık için nefsini, canını hiçe sayan çileli bir mücadelenin içine girerek büyük bir doğum gerçekleştirmiştir.

Müslüman bir toplumda yaşamayan ama hak ve hakikati bir vesileyle bulan bazı kişiler de büyük bir doğum yaşamış demektir. Cat Stevens İngiliz şarkı sözü, yazarı ve müzisyendir. 1977 yılında Müslüman olmuş, hak ve hakikatle tanışmış iki yıl sonra da adını Yusuf İslam olarak değiştirmiştir.

Hak ve hakikatle buluşan ve bir ömür bunun mücadelesini veren bir insan anne karnındaki doğumundan sonra en büyük doğumu yaşamış bahtiyarlar içine girer.

Fecr Suresindeki son dört ayetteki müjdeye nail olanlardan olur:

“Ey Rabbine itaatkâr olan, huzura kavuşmuş nefis! Sen dön Rabbine, sen Rabbinden hoşnut, Rabbin de senden hoşnut olarak. Gir kullarımın arasına. Gir cennetime.”

İnsanlığa faydalı bir üretimle kendimizi doğurmamız:

Bencil ve hayvani duygularımızın hâkimiyetinden kurtulma çabasına girerek kendimizi yeniden doğurabiliriz. Akşama kadar elinde akıllı telefon, gözünde ekran, dilinde dedikodu olan bir kişiyle akşama kadar bir vakıf veya dernekte bir ihtiyaç sahibi için kafa yoran, bir fedakârlığın içine giren kişi aynı üretimin, faydanın içinde midir?

Akşama kadar kahve köşelerinde faydasız mekânlarda vakit öldüren sadece annesinden doğmak, doğumunu gerçekleştirmiş olur. Doğar ve ölür. Bir doğum ve bir ölüm.  İkisi arası bomboş bir hayat.

Kendi küçük ve bencil dünyasını aşıp aşkın bir çalışma azmiyle insanlık için eser bırakan, bilimsel çalışmalar yapan, maddi ve manevi olarak destek veren her birey büyük bir doğumun üçüncüsünü gerçekleştiriyor demektir.

Ne mutlu o kişiye ki, ilk doğumundan sonra son iki doğuma talip olmuş, bunu başarmış ve başarmada sürekliliği devam etmekte…

                                                                                                                                             Ali ALTAYLI

You Might Also Like

Terapiste Gitmeden Önce Kendimize Bir De Bu Yönden Bakabilmek

Gökyüzü Net Yeryüzü Dert

Gençlik ve Genç Ölümleri

Bir Gün Gelecek Bir Gün Kalacak-14

İnsanın İki Kanadı

Ali Altaylı 2 Mart 2023
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Allah Yar Ya Baki Entel Baki
Sonraki Yazı Bireysel ve Toplumsal Gamlar Bize Ne Söyler?
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?