Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-16
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Genel

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-16

Genel
Paylaş
PAYLAŞ

Bugün sabah işyerine gelirken bir anne ve yetişkin kızı gözüme çarptı. Anne okula giden kızının çantasını sırtına almış, çocuğuyla okula doğru yürüyordu. Annenin gelecek yıllarını ister istemez düşünmeye başladım. Anne, çocuğuna kıyamadığı ve zamanında yaşına göre sorumluluk vermediği için kızından gelen yük altında ezilmiş bir halde ahlar vahlarla kendinden geçmiş.

*

Yetişkin bir insanı şu dört unsur felakete sürükler: Çalışmayı, üretmeyi sevmemesi, sadece laf üretmesi ve konfora yönelmesi. Nefisperest olması, hazlarını ilah edinmesi. Gerçek hayattaki ve sanal âlemdeki arkadaş çevresine dikkat etmemesi, ilahi olandan tamamen yüz çevirmesi.

*

İnsan doğum ile ölüm arası yolculuğunda ilim, mal, evlat, eş, anne baba makam mevki hısım akraba eş dost sevgisi arasında gider gelir. Eğer bu sevgiler, onu yoktan yaratan güneş, göz, gönül kalp veren Yüce Yaratıcının önüne geçmişse belirli bir zaman sonra o fani sevgiler, kişinin başına bela oluyor. Baki olan Rabbimizin önüne geçen sevginin bir bedeli var. Rabbimiz sevgi ve muhabbetimizi yanlış yerde kullanmamızı istemiyor.

*

Uzmanlar, çocukların eline verilen akıllı telefonlar, tabletler çocuğun gerçeklik algısını bozuyor, çocuğu hırçın, saldırgan ve zorba yapıyor, diyor. Hal böyle iken hâlâ uzun süre çocukların eline akıllı telefon, tablet veren anne, baba ve ailenin diğer büyüklerine ne demeli? Dizilerim yarım kalmasın diye küçük çocuğunun eline akıllı telefonu vererek susturan bir anne, kaybının büyüklüğünü bir anlayabilseydi, bunu yanlış tavrını sürdürebilir miydi? Keşke gelecek günlerin az da olsa gösterildiği bir kamera olsaydı?

*

Bir çocuğun kişiliğini oluşturan anne, baba ve anne, baba arasındaki dışa yansıyan çocuğun gözlemlediği durumdur. Sevgi, ilgi, güven ve şefkat dolu bir ailede yetişen çocukların iç dünyaları zengin, dış dünyaları çevreye uyumludur. Sevgi ortamından uzak çocuklar sorun üretir. Dış dünyada en çok sorun üreten çocuklar, önce ebeveyn yönüyle şansız olan çocuklardır. Anne farklı bir dünyada, baba farklı bir dünyada ve çocuklar sorun ürettikleri sorunlu bir dünyada.

*

 Geçen günlerde sekizinci sınıfta okuduğunu söyleyen bir öğrenci elinde içinde beş altı simit olan bir tepsi ile işyerine girdi. Abi, simit alır mısın? dedi. Ben de bir tane aldım. Küçük yaşlardan itibaren sorumluluk verilen bir çocuk, gerçek hayatta daha farkındalı ve özgüvenli olur. Erken hayata atılmak, yolu erken adımlamaya başlamak, iyi bir iletişim ve cesaret başarının olmazsa olmazlarındandır.

*

Bir baba, üç küçük erkek çocuğu bir üç tekerleklide kâğıt topluyorlar. Çocuklar neredeyse birbirlerinin üstüne otursalar da halinden memnunlar; baba ise tevekkül, şükür ehli. Biz en güzel evlerde, en lüks arabalarda, en güzel ortamlarda kaybettiğimiz huzuru ararken onlar ise kısıtlı imkânların içinde hayata bir tebessüm yollamayı ihmal etmiyorlar.

*

Bugün Maviş’i, kafesten çıkarıp kütüphaneye bıraktık. Bir müddet sonra Maviş’in kalorifer peteğinin arasına sıkışmış olduğunu gördük. Maviş’i zar zor da olsa sağ salim çıkarmayı başardık. Maviş kafesten şikâyet ederken daha dar bir alanda sıkıştı. Biz insanoğlu da öyle değil mi? Bazen iki av avlamayı düşlerken diğer bir avdan da olmuyor muyuz? Çok isterken azdan, daha çok olsun diye haram mal peşinde ömür tüketirken candan olmuyor muyuz?

*

Bir kişinin sizi gerçekten sevdiğinin üç alameti şunlardır: Sizin için fedakârlık yapmada gönüllüdür. Siz yanında yokken asla kimseye eksikliklerinizi anlatmaz, sırlarınızı ifşa etmez, arkanızdan konuşturmaz. Size karşı saygı ve edep sınırlarını aşmaz, sizin üzülmeniz onu gerçekten üzer.

*

Kutlu Nebi (sav) bir hadisinde:  “Bu ümmetten ilk kaldırılacak olan güzel hasretler, hayâ ve güvenilirliktir.” diyor. Hayâ sıyrılmış inmiş öyle yüzsüzlük ki her yerde, diyor Milli şairimiz. Güvenilecek insan bulmak ise çok zorlaştı. Paranın, ilmin, makamın, kadının, şöhretin bozamadığı mert insan, cennetin en güzel makamında olsa gerek.

*

Bir insan bir yanlışı bir defa yapıyorsa tekrar da yapabiliyor, yanlışlar alışkanlık peyda ediyor.  Nitekim de öyle oluyor. İlahını hırslarında, çıkar menfaat ilişkisinde, sosyal paylaşım sitelerinde, ekranlar karşısında yavaş yavaş değiştirmiş insanlar, artık hiçbir kural ve sınır tanımazlar. Tek ilahları menfaatleri, hazları ve canlarının istedikleri yaşamdır.

*

Yanlış ve sorunlu bağlanma, intihara neden oluyor, demişti bir dostum. Kime bağlıyız bir düşünelim? Bizi yoktan yaratan ve bol nimet veren Rabbimize mi? Yoksa sporculara, youtuberlara, dizilere, yanlış alışkanlıklara, kötü niyetli insanlara, maddeye, tarlaya bahçeye, nisaya, kasaya, nefsimizin sonu gelmeyen arzularına mı bağlıyız?

*

Gün batmak üzere; bugün değilse yarın, bu ay değilse diğer ay, bu yıl değilse diğer yıl. Dünyada sayılı günlerimizin bir sonu var. Kabristanlar, sayılı günlerini dolduranların mahallesi, kasabası, ilçesi, ili, ülkesi değil mi? Sevkiyat durmuyor. Bedava verilen enerji, akıl ve zamanı nerede tüketiyoruz şöyle bir düşünelim? Bu dünyada misafir olan bizler, gerçekten ev sahibinin istediği bir şekilde yaşıyor muyuz?

*

Kuş uçmak, kavun yenmek, arı bal yapmak, çiçek koklanmak, inek süt vermek fıtratında yaratılmış. Peki, insan hangi fıtratta yaratılmış? Rabbini, akıl yoluyla bulmak, eserlerine hayran kalmak; iman, ibadet, dua, tefekkür, tevekkül ve şükür ile Rabbine yönelmek için yaratılmıştır.

*

Bugün sabah iki kişi geldi. Biri hanımından, diğeri babasından şikâyet ediyordu. Hanımı, uzaklaştırma kararı ile iki ay kocasını evden uzaklaştırmış. Babası oğlundan habersiz evi satmış. Kadını öfke, inat, şükürsüzlük, itaatsizlik, vefasızlık batırır. Bir evladı da baba, anneye karşı kin ve nefret.

*

Yıllardır hem anlamından çok uzak cüz hem de ahlaki erozyona neden olan dizi takibi ile çok da uzun bir yol kat edemedik. Sadece birini yap, safın belli olsun. İnek hem süt hem bal vermez. Patlıcan fidesinde hem patlıcan hem domates yetişmez. Hayvan bitki net; biz inananlar çelişkili. İslam ahlakı okuduğumuzu yeterince anlayıp hayatımıza hayat kılamadığımız için zayıf.

*

Cüz takibi ile Rabbimize yönelmek, kalp, ruhumuzu dinlendirmek ne güzel. Bizleri istenilen kıvama getirmeyen belki de güzelliğe en güzel olanını katamamak, okuduğumuzu anlamamak, anlamak için az da olsa gayret göstermemektir. Cüz takip eden, ama okuduğunu anlamak için ekranlara ayırdığı zamanı kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerime ayırmayan, yaşantısında uygulamada yeterli olmayan biz Müslümanların içinde muhabbet, güven, ahlak, İslâm zayıf.

*

İki çeşit günah vardır ki, cezaları ahirete bırakılmadan dünyada verilir: Zulüm ve anne babaya isyan, diyor Kutlu Nebi (sav). Zulüm ateşten bir gömlek, anne babanın hatırını kırmak, onları üzmek, onlara küsmek, onlarla iletişimi kesmek ise geleceğe yönelik yapılmış yanlış bir yatırım. Men dakka dukka. Eden bulur, demişler. Sen anne babanın hakkını gözetmezsen bin bir emekle büyüttüğün, kıyamadığın, üzerine titrediğin, öncelik tanıdığın evladın sen yaşlanınca senin hakkını gözetecek mi zannediyorsun? 

*

Erkek, sözünün dinlenmesini istiyordu; hanımefendi ise çekip yakışmış mı diye bir arkadaşına soruyordu. Erkek, ben varken bir başkasını niye dikkate alıyorsun, der gibi eşine şöyle bir baktı. Birçok erkek hanımının kendisini dikkate almasını, önemsemesini, dinlemesini ister. İyi kadınlar itaatkârdır, der Hüda.

*

İbadetlerimiz riyayla karışık hale geldi. Allah görsün; ama kullar da görsün niyeti, merakı ibadetlerimizdeki ihlâsı, samimiyeti, güzelliği gideriyor. Umreye gidiyoruz, gösteriyoruz. Çeşme, cami yapıp gösteriyoruz. Sadaka, infak, zekâtı gösteriyoruz. Kullar da görsün merakı bizi, geleceğin güzel günlerinden, kendimizden, Rabbimizden ediyor.

*

İnsan kan, et ve kemikten oluşur. Hayvanlar gibi yer içer, nefsani yönünü güçlendirirse insani değil, hayvani yaşar ve ölür. Cehennemi boylar. Kalp, akıl ve ruhunu imanla buluşturur; nefsin, vücuttaki hâkimiyetini azaltırsa meleklerden daha üstün bir hale gelir, cennete gider.

*

Dünya denizinde yol alırken başında fırtına eksik olmuyorsa bil ki, ya gelecek tarlasına yanlış bir tohum attın ya zulümlerinde haddi aştın ya da Rabbin seni seçti, çok sevdi; seni güzelleştirmek, olgunlaştırmak, dereceni yükselterek seçkin, cennete layık biri yapmak istiyor.

*

Bugün sabah bir baba geldi, elinde bir poşet içinde kahvaltılık var. Kızım, karşıda işe girmiş; aramız da çok iyi değil, dört sene oldu ayrıyız, ona kahvaltılık bir şeyler getirdim, dedi. Çok etkilendim. Bir çocuğu, hangi imtihanlarla karşı karşıya kalınmış olursa olsun anne ve babasından daha fazla kim düşünebilir, koruyabilir ki?

*

Rabbimizin, bedava olarak sana, bana, herkese verdiği zamandan, yirmi dört saatin bir saatini, beş vakit namaza ve en az bir saatini de anlayarak beş yaprak kitap okumaya, beş dakikanı da ölüm gerçeği üzerinde düşünmeye ver. Artık, kendini gel; ömür sermayesi bitmek, sınav bitim süresinin zili çalmak üzere.

*

Yolun yarısını çoktan geçtin, hâlâ hırs bineği sana rağmen yol alıyor. Birazcık aklın varsa kalan ömründe ilme yatırım yap, insanlığın bir derdine çare ol. İlim kolay kolay görünmez, define misin virane misin herkes bilemez. Mala yatırım ise görünür, bilinir. Gözü, sözü, gamı, kederi, stresi, hesabı çok olur. İlim seni yüceltir, izzetli kılar; mal ise çoğu zaman baş ağrıtır, gönlü yorar, kalbi deler, mirasçıları sevindirir.

                                                                                                                                                  ALİ ALTAYLI

You Might Also Like

Yolculuk Var Yolculuktan Öte

Nimetin İflası

Yanlış Bağlanma ve Beklenti

Dünyadaki Cennet Nerede?

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-15

Ali Altaylı 31 Ekim 2025
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Nimetin İflası
Sonraki Yazı Yolculuk Var Yolculuktan Öte
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?