Taşımalı olarak köyden ilçeye lise öğrenimimizi görmek için giderdik. Bazen minibüste dedeler, orta yaşlı amcalar da olurdu. Sen kimin oğlusun sen kimin kızısın diye sorarlar, sicilimizi gözden geçirirler, bizleri şöyle bir yoklarlar, hal ve hareketlerimizi gözden geçirirler sonra da kimimize senden adam olur kimimize de boşuna okuma “senden adam olmaz” derlerdi.
Köyde iş çok, geçim derdi baskın, imkânsızlıklar fazla, kitaplar ve model alacak insan sayısı yok denecek kadar azdı.
Önceleri köyde bir çocuğun, gencin model aldığı büyükler sınırlıydı?
Anne baba
Dede nine
Hısım akraba çevresi
Öğretmen
İmam
Muhtar
Adam, adam gölgesinde yetişir, derler.
Eğer bir çocuk ya da genç, anne baba hısım akraba ve köye gelen, uzun süre köyde kalan şuurlu öğretmen ve imama rast gelirse adam olur; köyden çıkar, eğitim ve öğretim hayatını devam ettirir ve iyi konumlara gelirdi. Eğer bu noktada şanslı olmazsa eğitim ve öğretimi yarıda kalır, tarım ve hayvancılığa devam ettirilirdi. Genelde on sekiz yaşını dolduranı evlendirirler, evini de köyde kendilerine ait uygun bir araziye yaparlardı.
Sözlerin büyüğü büyüklerin sözleridir, derler.
Ziya Paşa beytinde ne güzel söylemiş.
Âdeme âdem gerektir âdem etsin âdemi
Âdem âdem olmayınca âdem netsin âdemi.
(Adama adam gerekir, adam etsin adamı. Adam, adam olmayınca, adam ne yapsın adamı?)
Bir insanın kendisini gerçekleştirebilmesi ve kabuğunu kırabilmesi için iyi bir modele, yönlendiriciye ihtiyaç vardır. Bir çocuk zamanında iyi modellere denk gelmezse zorlu hayat yolculuğunda yalnız, güçsüz, çaresiz kalır ve zorluklarla savaşması çok zor olur.
Bir insan öncelikle kendisini gerçekleştirmesi için neye ihtiyaç duyar ki, bu zorlu hayat yolculuğunda?
Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi bize ne söyler?

Bir insanın erdemli, problem çözücü, övgüyü de yergiyi de terazinin aynı kefesine koyabilmesi, ekonomik olarak kimseye bağımlı olmaması, yersiz egodan, bağnazlıktan sıyrılıp hakikat kimin dilinden çıkarsa çıksın kabul edebilmesi için kendisini gerçekleştirmesi gerekir.
Kendisini gerçekleştiren bir bireyin olmazsa olmaz dört özelliğini Maslow, “İhtiyaçlar Hiyerarşisi Piramidi”nde şu şekilde sıralar:
Fizyolojik ihtiyaçların giderilmesi
Güvenlik, emniyette olma ihtiyacı
Sevgi görme, ait olma ihtiyacı
Saygınlık, değerli görülme ihtiyacı
Senden adam olmaz demek çok kolay ve çocukça bir tespit.
Peki, bizi adam etmeyenlerin hiç mi sucu yok?
Peki, elini taşın altına koyup “kaliteli bir insan modeli” ortaya çıkarmak istemeyenlerin hiç mi suçu yok?
Çocukları küçük yaşta bırakıp giden anne babanın hiç mi suçu yok?
Çocuklarını yetiştirmek yerine onları bitki ve hayvanların zamanla büyüdüğü gibi büyütenin hiç mi sucu yok?
Zamanında bizim fizyolojik ihtiyacımızı hakkıyla gidermeyenlerin, çocukken en masum ve korumasızken yanımızda uzun sure ego savaşına girişip kavga edenlerin, bizi istismar edenlerin, güvenli bir ortam oluşturmayıp endişe ve korku karanlığında yaşatanların, yanımızda şiddet ve cinselliğe dayalı diziler izleyenlerin, sevgi ve ilgiye en çok muhtaç oldugumuz zamanlarda kafasına göre takılanların, yavrum kuzum diye bizi sımsıkı sarıp sarmalamayanların, evi terk eden ayrı yaşayanların, bize hakkıyla değer vermeyip bize karşı saygı sınırlarını aştıkça aşanların hiç mi suçu yok?
Bu kısa hayat yolculuğunda her bireyin kendine özgü yetenekleri ve kabiliyetleri vardır. Her birey kendisini geliştirme ve kanıtlama ihtiyacı duyar. Ancak, bu ihtiyacın karşılanabilmesi için, alt basamaklardaki ihtiyaçların yeterince karşılanmış olması gerekir.
Kısaca bir bireyin kendisini gerçekleştirmesi, adam gibi adam olup hem kendisine hem çevresine hem ülkesine faydalı olabilmesi için çocukluk ve gençliğinin çok verimli bir ortamda geçmesi gerekir.
Senden adam olmaz diyenleri şöyle bir gözlemledim.
Birçoğunun kendisi adam gibi adam olmayıp, çevresini de adam etmeyenler olduğunu gördüm.
ALİ ALTAYLI