Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: İyi Ki Bu Dünyada Yalnız Değiliz
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Genel

İyi Ki Bu Dünyada Yalnız Değiliz

Genel
Paylaş
PAYLAŞ

İyi ki, bu dünyada yalnız değiliz ve işlerimiz sadece insanlardan bitmiyor. Rabbimiz bize şah damarımızdan daha yakın ve bir anneden daha şefkatli. Gerçek dayanak ve yardım noktamızın Rabbimiz olduğuna iyice kanaat getirdiğimizde özgürleşeceğiz ve insanlara el açmaktan kurtulup hakiki özgürlüğü tatmaya başlayacağız.

Gerçek dayanak ve yardım noktası olarak kendisini yoktan yaratan ve kendisine akıl, göz, kalp, güneş, hava, yağmur veren Rabbini gören ve çalıştığının, ürettiğinin karşılığı ile yetinen bir başkasından bir şeyler beklemeyen bir insan dünyanın en bilge ve en özgür insanıdır.

Yalnızlık ya da bir insanın kendisini değersiz, çaresiz, umutsuz hissetmesi büyük bir psikolojik yıkımdır.

En tehlikeli hastalık ne kanser ne covıd ne de kalp damar hastalıklarıdır, en tehlikeli hastalık inançsızlıktır, inançsızlığın verdiği taşkınlık, yalnızlık ve boşluktur. 

Cemil Meriç, şuurlu kılınan bir namazın bizleri ruhsal hastalıklardan koruyacağını söyler:

“Namaz psikiyatrik bir tedavidir. Çünkü namaz kılan, kendini yalnız hissetmez. O, en büyük güce bağlıdır.”

Namaz kılan bir toplumda psikolojiye, zekât veren bir toplumda sosyolojiye ihtiyaç yoktur, der.

Dünyanın en güçlü insanı kimdir diye bir anlığına düşünsek inançlı insan, deriz.

Dünyanın en güçlü bağı nedir diye bir soru sorsak iman bağı, deriz.

Dünyadaki en büyük nimeti, kazanım nedir, desek Müslüman bir ülkede, çevrede doğmak ve rabbimize iman ile intisap etmek, deriz.

Bir ay bizi gönüllü olarak Allah’tan başka hangi güç aç susuz bırakabilir, diye düşünsek hiç kimse, deriz.

Derdimizi, tasamızı, sıkıntılarımızı en kolay, hızlı, aracısız kime iletebiliriz diye düşünsek ilk önce yerin göğün hakimi, dünyanın ve içindekilerin gerçek sahibi Rabbimiz (cc) aklımıza gelir.

En iyi huzur kaynağı, rahatlama yolu, kalbin itminana ermesi hangi yolla gerçekleşir, diye düşünsek dua, niyaz, yakarış, Kur’an ve zikirle Rabbimize yönelmek aklımıza gelir.

İyi ki, Rabbimizle konuşabileceğimiz bir kutsal kitabımız var.

Hadîs-i şerîfte:

“Allah(cc) ile konuşmak isteyen Kur’ân-ı Kerîm okusun.” buyruluyor.

İyi ki, bu dünyanın sürekli kalınacak bir yer olmadığını ve bu diyardan çok daha iyi bir sonsuzluk diyarının olduğunu bildiren bir Rabbimiz (cc) var.

İyi ki, en zor zamanlarımızda tutan elimiz, gören gözümüz, yürüyen ayağımız olacak bir Rabbimiz (cc) var.

İyi ki, bizi boşluğa düşmekten, dağılmaktan, dağıtmaktan kurtaran ve bizlere çözüm yolu gösteren durumumuzdan haberdar bütün gözleri, gönülleri, geleceği gören bir Rabbimiz (cc) var.

Ebû Hüreyre (ra) den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) “Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur” dedi:

“Her kim bir dostuma düşmanlık ederse, ben ona karşı harb ilân ederim. Kulum, kendisine emrettiğim farzlardan, bence daha sevimli herhangi bir şeyle bana yakınlık sağlayamaz. Kulum bana (farzlara ilâveten işlediği) nâfile ibadetlerle durmadan yaklaşır; nihâyet ben onu severim. Kulumu sevince de (âdeta) ben onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Benden ne isterse, onu mutlaka veririm, bana sığınırsa, onu korurum.” (Buhârî, Rikak 38)

Allah dışındaki varlıklara bel bağlamak çoğu zaman hüsrana düşmemize neden olurken Rabbimize güvenip dayanmak, ondan beklemek, ona yönelmek başarı, huzur, dinginlik getiriyor.

Allah karşılıksız verir; kul tavuk verir, kaz bekler. Kaz gelmeyeceğini anlarsa tavuğu da vermek istemez. Kul minnetle verir, Allah minnet etmeden cömertçe verir.

Bu ramazan hayatımızda yeni kararlar alma, kendimizle hesaplaşma, Rabbimizi daha çok gündemde tutma, imanımızı yenileme Kur’an, dua, infak ile Rabbimize doğru akma ayı.

Ayların sultanı olan Ramazan ayında yeniden tut bizi Ramazan! İzzetli eyle, aczimizi ve fakrımızı hakkıyla anlayarak toprak eyle, topraktan yaratılan âdem eyle, kendine yakın eyle.

Necip Fazıl Kısakürek’in aşağıdaki mısraları yakınlığımızın adresini gösterir:

İnsan yaklaştıkça yaklaştığından ayrı;

Belli ki, yakınımız yoktur Allah’tan gayrı…

*

Neye yaklaşsam, sonu uzaklık ve kırgınlık;

Anla ki, yok Allah’tan başkasıyla yakınlık…

İlahi aşk kahramanı yanık yürekli, aşkın ruhlu, çile şairi Fuzûlî gibi dua etsek ne kaybederiz bu Ramazan ve her daim.

Yâ Rab hemîşe lütfunı it reh-nümâ bana
Gösterme ol tarîki ki yetmez sana bana

(Ya Rabbi! Lütfunu daima bana yol gösterici (kılavuz) et. Sana ulaşmayan yolu bana gösterme.)

Kat’ eyle âşinâluğum andan ki gayrdur
Ancak öz âşinâlarun it âşinâ bana

(Senden başkası ile olan dostluğumu kes.  Ancak kendi dostlarını bana dost et.)

Bir yirde sabit it kadem-i i’tibârumı
Kim rehber-i şerî’at ola muktedâ bana

(İtibar ayağımı öyle bir yerde durdur ki, şeriatın rehberi Hz. Muhammet (sav) bana önder olsun.)

Yoh bende bir amel sana şâyeste âh eger
A’mâlüme göre vire adlün cezâ bana

(Bende sana lâyık bir amel yok. Eğer adaletin benim işlediklerime göre ceza verirse vay halime!)

Havf-i hatâda muztaribem var ümîd kim
Lütfun vire bişâret-i afv-i hatâ bana

(Hata korkusundan ıstırap içindeyim. Senin yardımının bana hatamın bağışlanacağı müjdesini vereceğinden umutluyum.)

Ben bilmezem bana gereken sen hâkîmsin
Men’ eyle virme her ne gerekmez bana bana

(Bana ne gerektiğini ben bilmiyorum. Sen her şeyi bilirsin. Bana gerekmeyeni bana verme!)

Oldur bana murâd ki oldur sana murâd
Hâşâ ki senden özge ola müdde’â bana

(Benim istediğim senin istediğindir. Hâşâ! Senden başka istediğim yoktur.)

Habs-i hevâda koyma Fuzûlî-sıfat esîr
Yâ Rab hidâyet eyle tarîk-i fenâ bana

(Beni Fuzûlî gibi arzu ve heves hapsinde bırakma. Ya Rabbi beni yokluk, Sen’de yok olma yoluna yönelt.)

                                                                                                                                             ALİ ALTAYLI

You Might Also Like

İnsanın Güzelleştiği İnsan Olduğu Ay

Şartlara Değil Kendi Gelişimine Odaklan

Konuşarak Mı Dövüşerek Mi?

Yol ve Yolcu

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-20

Ali Altaylı 17 Şubat 2026
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Şartlara Değil Kendi Gelişimine Odaklan
Sonraki Yazı İnsanın Güzelleştiği İnsan Olduğu Ay
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?