Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: Gelin Arabası
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Anladım ki

Gelin Arabası

Anladım ki
Paylaş
PAYLAŞ

Yaz geldi. Gelin arabaları süslenmeye, konvoy arabalarındaki korna sesleri duyulmaya başladı. Yollar, adaylar, yakınlar heyecanlı ve renkli özellikle de pazar günleri. Yollardaki monotonluğun ve sıradanlığın yerini, arka arkaya dizilen farklı renk, boy ve markalardan etrafa yayılan korna sesleri alıyor.  Evlerin önünden etrafa yayılan müzik aletlerinin sesleri, balkonlardaki insan sayısını arttırıyor. Hem gelin adayının yakınlarını hem de damat adayının yakınlarını tatlı bir telaş sarıyor. Düğünler yılın her ayı olur; ama yazın bir başka olur bizim memleketimizde. 

Ne zaman bir gelin arabası, bir evin önünde bir topluluk, düğüne dair bir işaret görsem hem sevinir hem de üzülürüm. Sevinirim; çünkü anlaşır, birbirlerini tamamlar, evliliği yürütebilirlerse hem kendilerini hem de sevdiklerini ihya ederler. Dünyadaki peşin cennetle tanışır, ertelenmiş cennet yolcusu olmaya da hak kazanırlar.  Üzülürüm; çünkü anlaşamaz, birbirlerini tamamlayamaz, evliliği yürütemezlerse hem kendilerine hem de sevdiklerine geniş dünyayı dar ederler. 

Dün ikindiden sonra evin içine kadar gelen müzik sesleri altı yaşındaki oğlum Yusuf Musab’ı hareketlendirdi. Yorgun olmamıza rağmen müzik seslerinin geldiği alanın yanından geçerek Vadi Park’a indik.  Bu yazının başlığı ve içeriği de dün zihnimde şekillenmeye başladı.

Her şey güzel başlıyor, aşk meşk sözleri havada uçuşuyor. Peki, ne oluyor da beş, on yıl sonra evlilik yorgunu insanlar haline geliyoruz. Belki son yıllarda bu süre daha da azaldı. Beş on ayda birbirinden bıkan, hayalleri yıkılan, umutları sönen çiftler haline nasıl geliyoruz? Baharı beklerken kışımız niçin uzun sürüyor?

Gelin, hep beraber bu yazımızda çiftler birbirini nasıl ihya eder, birbirlerinin cenneti olur veya çiftler birbirlerini yavaş yavaş nasıl imha eder ve birbirlerine dünyayı çekilmez kılar, kafa yormaya çalışalım:

Evli çiftler, evlenmeden önce denklik esaslarına dikkat ederlerse birbirlerini ihya ederler. Dikkat etmez, denklik yönüyle (yaş, eğitim, kültür, inanç, maddi yön, bakış açısı, boy, kilo vb.) örtüşen yönleri yüzde yetmiş oranlarındaysa yavaş yavaş birbirleriyle çatışmaya başlarlar.

Evli çiftler duygusal bağlarını güçlendirir, biz olur, benlikten, benim aklım benim keşfim demekten kurtulur; evlerinde takdir ve övgüye yatırım yapar ve olumluya odaklanırlarsa evliliklerini ihya ederler. Kendini beğenen biz olamayan ve evlerinde eleştiri kapısını açan, duygusal bağları zayıflamış, birbirlerinin eksiklerine, yanlışlarına odaklanan çiftler evliliklerini yavaş yavaş “ölü evlilik”  durumuna getirirler.

Evli çiftler, mutluluklarını gizli yaşar; alıp sattıklarını, yiyip içtiklerini, gezip gördüklerini kıskanç gözlere servis etmemeyi başarabilirlerse evliliklerini ihya ederler. Günümüzde nazar, negatif bakış mutlulukları sonlandırıyor. Eve alınan her şeyi paylaşan, mutlu günlerini sosyal medyada yabancı gözlere sokan çiftler, evliliklerini bilmeden de olsa yıkıma uğratıyorlar. 

Evli çiftler, kendi kararlarını kendi verebilecek kadar bedenen ve ruhi olgunluğa sahipseler birbirlerini ihya ederler. Çiftler yerine, anne babalar veya başka büyükler karar veriyorsa yavaş yavaş birbirlerini üzmeye başlarlar.

Evli çiftler de ekonomik, zihin ve kalp özgürlüğü varsa birbirlerini ihya ederler. Eğer bu üç noktada sıkıntı varsa çiftlerde yavaş yavaş birbirlerinden uzaklaşmaya başlarlar.

Evli çiftler, evlilik öncesi iyi bir araştırma yaparlar ve evlendikten sonra da evliliğin bir kader olduğuna iman ederlerse birbirlerini ihya ederler. Eğer evlilik öncesi iyi bir araştırma yapmazlar, anlık karar verirler, ailelerin sözlerine kulak asmazlarsa ve evlendikten sonra da kadere iman ederek sabır ve şükürle yollarına devam etmezlerse sevgi sözcüklerinin yerini isyan, kin, nefret kokan sözcükler alır.

Evli çiftler, sorumluluklarının bilincinde olur ve hakkıyla yerine getirirlerse evliliklerini ihya ederler. Bunun aksi olur, tek kanatlı kuş misaline evlilik dönüşmeye başlarsa bir taraf yorulmaya, yolları yavaş yavaş ayırmaya başlar.

Evli çiftler, birbirlerine sadık kalır, gözleri birbirlerinden başka kimseyi görmez göz ve gönülleri yabancıya kaymazsa evlilikler ihya olur. Bunun aksi olur, gözlerin hilesi belirli süre sonra gönüllerin, kalplerin kaymasına neden olursa evlilikler aldatmayla son bulur. Bin bir emekle kurulan yuva bir anda dağılır. Ne yazık ki ülkemizde bunun örnekleri azımsanmayacak derecededir. 

Evli çiftlerin, oturdukları evler her iki tarafa da uzak olursa evliliklerini ihya ederler. Çok yakın olursa ailevi sorunlar yavaş yavaş baş göstermeye başlar. 

Evli çiftler, evlerinde şikâyet ve memnuniyetsizlik yerine şükrü, kanaati çoğaltırlarsa evliliklerini ihya ederler. Gözleri hep başkalarının alıp sattığında olur, kendilerinde olanı küçük görmeye başlar, şikâyet, konfor ve tüketim çılgınlığı hastalığına yakalanırlarsa evliliklerinde yavaş yavaş soğuk rüzgârlar esmeye başlar.

Evli çiftler, önce Allah’ı sever ve ondan korkar sonra da birbirlerini sever ve birbirlerinden çekinirlerse evlilikleri ihya olur. Bunun aksi olur, birbirlerine sevgide aşırılığa kaçar; birbirlerine ve eşyaya adeta taparlarsa evlerinde Allah’ın sözü geçmez, ekranların ve modanın, Batı medeniyetinin sözü geçmeye başlarsa yavaş yavaş huzursuzluk baş göstermeye başlar.

Rabbimiz, yeni evlenen çiftlere huzur, sağlık, maddi, zihin ve öz özgürlüğü, geçim kolaylığı, bir ömür ilk aşk günü sevgi ve muhabbeti nasip etsin.

                                                                                                                         ALİ ALTAYLI

DUYGUSAL YETERLİLİK

MADDİ YETERLİLİK

SORUMLULUK ŞUURU

İSLAM ŞUURU

You Might Also Like

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-8

Evlenmeden ve Boşanma Kararını Vermeden Önce Kendinle Yüzleşebilmek

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-7

Terapiste Gitmeden Önce Kendimize Bir De Bu Yönden Bakabilmek

Çağrısı Çağını Aşan Dava Adamları Unutulmamalı, Unutturulmamalı

TAGGED: ali altaylı, gençler, insan, iş güç, karaman, karamanoğlu mehmetbey üniversitesi, psikoloji
Ali Altaylı 25 Haziran 2024
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Çocuklara Kıymayın
Sonraki Yazı En Büyük Yanılgı
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?