Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: Evlere Bahar Gelmeyince Çocuklar Çiçek Açmaz-1
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Genel

Evlere Bahar Gelmeyince Çocuklar Çiçek Açmaz-1

Genel
Paylaş
PAYLAŞ

Sosyal çürüme ve bozulmadan nasibini alan en önemli kurum hiç şüphesiz aile kurumudur.   Kendi gelenek ve göreneklerimizden, değerlerimizden, ananemizden, kültürümüzden, dinimizden uzaklaşalı, İslami düşünme yetimizi kaybedeli belli artık aile kurumunda istenilen huzur yok.

Batı medeniyetinin özentisi, filmlerin, dizilerin bozucu etkisi, sosyal paylaşım sitelerinde herkesin her konuda ucuzca yalan yanlış konuşabilmesi, kadın haklarının artması, erkeğin evde hâkimiyetinin azalması, özenti, konfor ve rahatlığın artmasıyla şikâyet kapısının açılması, sabır duygusunun içinin boşaltılması, gelirin giderleri karşılamaması, şükür, kanaat ve kısmetine rızanın unutulması aile kurumunu zora sokmuştur. 

Dün işyerine gelen müşterilerden üçü eşinden boşanmıştı. Bilgisayara girerken soy isimlerinin değiştiğini fark ettim.  Aynı zamanda erkek bir müşterim oğluyla gelmişti, eşinden ayrıldığını söyledi. Yanlarında çocuklar vardı; ama çocukların yüzü, ruhu istenilen mutlulukta, huzurda, sükûnette, dinginlikte değildi.

65 yaşındaki emekli amca her gün dırdırlarıyla niçin hanımına dünyayı dar ediyordu.  Teyze şöyle diyor:

 Yavrum! Bir gün, gün yüzü göstermedi, bu adam bana. 

Peki, evlerimizdeki kış niye uzun sürüyor, kadın cinayetleri niçin arttı, TV de hemen hemen her gün niye aile faciası var, çocuklar niçin boynu bükük, yüzü soluk?

Bugünkü yazımızda evlerimizdeki kış niye uzun sürüyor, nedenleri ve çözüm yolları üzerinde duralım.

  • Erkek ve kadının kendi hanımından ve kocasından daha iyi konumda olan kişileri sosyal paylaşım sitelerinde, filmlerde, dizilerde, dışarda görmesi ve yetinme, şükür duygusunun körelmesi.

Çözüm:

Rabbimin benim için seçtiği en hayırlı olanıdır, aşkın düşünce şekli şükrü ve kanaati besliyor, gözümüzü dışardaki içini hakkıyla bilmediğimiz dışı süs içi pis dünyadan koruyor.

Evlerinde TV olmayan, sosyal medyayı çok az kullanan ve şükür duygusu aktif kişilerin evlerinde huzur daha fazladır.

Ellerinden akıllı telefonun düşmediği aileler, memnuniyetsizlik ve şikâyet hastalığına yakalanmaktadırlar. Ortalama sekiz saat bir amaç olmaksızın sosyal medyada zaman geçiren çiftlerin evliliği tehlikededir. 

  • Filmler ve diziler aracılığıyla aldatmanın normalleşmesi, kanıksanması.

Çözüm: 

Rabbimiz her insanı biricik, eşsiz yaratmıştır. Eşler de biriciktir. Aile kurumu da biriciktir. İçinde bizlere bir emanet olarak verilen çocuklar da biriciktir.   Sadakat duygusunun kaybolması, gayri meşru ilişkiler evlilik kurumunun asla kabul edeceği bir şey değildir.

“Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma.” Prensibi evliliği güzelleştiriyor, devamlılığını sağlıyor.

Allah korkusu, bir gün öleceğimiz derin farkındalığı, tek kişilik kabir, tek kişilik sorgu inancı göz ve vücut iffetini muhafaza ediyor. 

  • Çiftlerdeki hastalıklı yüksek ego, evliliği çıkmaza sokuyor. Dominant bir eşin kaprisleri aile bireylerini sıkıntıya sokabiliyor. 

Daha önce bir çift alışveriş için mağazamıza gelmişlerdi. Bayan kocasının üzerinde o kadar baskındı neredeyse onun istediği ürünü almazsa ona dünyayı dar edecek izlenimini veriyordu. Kocası bu benim tarzım değil dese de mecburen hanımının istediği ürünü almak zorunda kalmıştı.

Çözüm:

Evde herkesin “ben” diye dolaştığı “biz” şuurunun olmadığı evlilikler sıkıntılı evlilikler olarak değerlendiriliyor. Özellikle eğitimli, statüsü yüksek kesimde bulunan hastalıklı “yüksek ego”yu evliliğin “biz” havuzunda eritmek evliliği yaşatıyor, yuvalara huzur getiriyor, çocukların yüzü gülüyor.

Kibir, narsist tutum, burnundan kıl aldırmamak hastalıklı bir aileyi ve geleceği kendisine çeker. Mütevazı olabilmek, hatalarımızı kabul edebilmek, yanlıştan dönebilmek, acz ve fakr içinde yuvarlanan insanoğlunun aslında büyük olan Rabbi, yücelterek egosunun küçülebileceğinin farkında olmasıdır.

Eşlerin birbirine hizmet etmesi, kulluk, dua, ansızın gelen musibetler yüksek egonun burnunu kırıyor.

  • Karşılıklı saygının, empatinin olmadığı yerde, ağız kavgası ve şiddetin önünün alınması zordur.

Bir arkadaşım anlatmıştı. Benim hanım kavgaya başladığı zaman en az bir hafta benim felç kalmam, kaza geçirip diğer tarafı boylamam için beddua ediyor, demişti. Ağzından çıkanı kulağı duymuyor, çocukların yanında ağzına geleni, utanıp sıkılmadan söylüyor, demişti.

Çözüm:

Eşimizin birkaç huyunu sevmiyoruz diye diğer güzel huylarını görmemezlikten kaynaklanıyor saygısızlığa varan tavırlar çoğu zaman. Zihin en olumsuza odaklandığı zaman ona enerji veriyor ve evde problemleri çoğaltıyor. 

Rabbimiz günahlarımızı alnımıza yazsaydı ve herkes bunu dışarı çıktığımızda görseydi halimiz nice olurdu. Eş olarak hepimizin eksikleri olabilir, önemli olan evliliğimizdeki iyi ve güzel olana odaklanmak, sınırı aşmamak, taşkınlık yapmamaktır. Savcılık rolünü üstlenmemek, eşimizin burnundaki sineği baltayla kovalamamaktır.  Ne verirsek onu alırız bu dünyada. Bu gerçek bir milim şaşmaz. Saygısızca bir tavır içinde olarak eşimizden saygı, sevgi, muhabbet bekleyemeyiz.

Bir emekli avukat hanımefendi şöyle söylemişti: 

“ Bazı ağızdan çıkan öyle sözler var ki, eşler birbirine bu sözleri asla söylememeli; hatta hiçbir insana, canlıya söylenmemeli bu sözler.”

Karşılıklı saygı, sevgi, şükür duygusu eşler arasındaki muhabbeti doğurur; cinsel hayatı düzene sokar.

  • Sorumluluk şuurunun evlerde yerli yerine oturmaması evliliğin gidişatını zora sokuyor.

Bir erkeğin hanımını çalıştırıp kendisinin kahve köşelerinde pineklemesi veya çalışmak istememesi sorumluluk ihlalidir. 

Yine bir bayanın herhangi bir işte çalışmadığı halde akşama kadar boş işlerde zamanını harcayıp akıllı telefonlarda kaydır kaydır yaparak ya da TV deki programlardan bir türlü gözünü gönlünü ayıramayarak akşama kadar ailenin geçimi için çalışan kocasını ev işi yapmaya zorlaması bir sorumluluk ihlalidir.

Çözüm:

Eşlerin sorumluluklarını yerine getirmesi evliliğin sürekliliğini sağlıyor. İki kanatlı bir kuşa benzetebiliriz evlilikteki sorumluluğu. Kuşun kanadının biri zarar görürse gökyüzünde, ormanlarda, denizlerin üzerinde, yüksek dağların üstünde kuş uçamaz.

Sorumluluklarını yerine getirmeyen çiftlerde bu zorlu dünya dik yokuşunu aşamaz. 

Evlilik çok büyük bir yükümlülüktür.

Bireyler evlenmeden kendilerine sormalı; acaba ben bu evliliğin büyük sorumluluğunun altına girebilir miyim diye?

Evlenmeden önce hiçbir işte çalışmamış, anne baba parasıyla geçinmiş, çalışmaya gelemeyen, çalışmayı sevmeyen sabır gücü çok az bir erkek evlenmemelidir. Çünkü ekonomik özgürlüğü olmayan bir bireyin evlilikte sıkıntı yaşayacağı aşikârdır. Dökme suyla değirmen ne zamana kadar dönebilir ki?

Yine kızımız çok güzel, alımlı, bakımlı; ama 20- 25 yaşına kadar annesi pişirmiş, annesi kaldırmış; egosu beslenmiş, burnundan kıl aldırmayan, asla yanlış yapacağına ihtimal vermeyen, özür dilemeyi eziklik olarak gören, çıt kırıldım, sözü çok iş becerisi az, sorumluluk alma yönü çok zayıf bir bayan evlenmemeli.

                                                                                                                       ALİ ALTAYLI

You Might Also Like

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-8

Evlenmeden ve Boşanma Kararını Vermeden Önce Kendinle Yüzleşebilmek

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-6

Sosyal Medya Yangını ve Vazgeçemediklerimizin Ağır Bedeli

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-5

Ali Altaylı 21 Ekim 2024
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Hayat Güzel Ama Biz İnsanlar
Sonraki Yazı Menfaatin Muhteşem Üçlüsü ve Şeytanın Tembelliği
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?