Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: Biz İnsanların Yükseliş Ve Düşüş Sırları
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Genel

Biz İnsanların Yükseliş Ve Düşüş Sırları

Genel
Paylaş
PAYLAŞ

Her salise, her saniye, her dakika, her saat biz insanlar iç ve dış dünyamızda ya yükseliş merdivenlerini adımlayarak maddi ve manevi zirvelere doğru yol alırız ya da bilmeden de olsa iç ve dış dünyamızda düşüş yaşarız. Yavaş yavaş düşeriz de biz bile düştüğümüzün farkında olmayız. Herkes görür bilir; ama biz bilmeyiz ya da gerçeklerle yüzleşmek istemeyiz.

Yunus Emre ne güzel ifade etmiş:

Ana rahminden geldik pazara 

Bir kefen aldık döndük mezara.

 Anne rahmine iner inmez yolculuğu başlayan ve dünya pazarında yolculuğu devam eden biz insanlar, bir kefen alıp mezara dönünceye kadar yükseliş ve düşüş aşamalarından geçiyoruz.

Biz insanların düşmesinin, çirkinleşmesinin, aşağıların aşağısında bulunarak hayvanları geçmesinin, hayvanlaşmasının de bir sınırı yok. En yüksek dereceye ulaşmasının, güzel, temiz, aranan, olgun, Hak ve halk katında değerli insan olmasının hatta melekleri geçme kabiliyetinin de sınırı yok. Yani insan yükseldikçe yükselebiliyor, alçaldıkça alçalabiliyor. İnsan dışı diğer varlıklarda böyle bir olay söz konusu değildir. 

Varlıkların en seçilmişi olarak yaratılan biz insanlar nasıl oluyor da bir anda elmastan kömüre dönüşüyor; yine bir anda hayvanların bile yapamayacağı tavır ve eylem içerisinde kendimizi buluyoruz.

Kuğunun son şarkısı, divan edebiyatının eşsiz şairlerinden olan Şeyh Gâlip, biz insanların yükseliş sırrını, değerini şu mısralarında açıklar:

Ey dil ey dil niye bu rütbede pür gâmsın sen

Gerçi virâne isen genc-i mutalsamsın sen 

Secde- fermâ-yi melek zât-ı mükerremsin sen

Bildiğin gibi değil cümleden ekvâmsın sen

Ruhsun nefha-i Cibril ile tev’emsin sen

Sırr-ı Hak’sın mesel-i İsi-i Meryem’sin sen

(Ey gönül, ey gönül neden bu kadar gamla dolusun?

Yıkıksın, kırık döküksün ama tılsımlı bir definesin sen.

Meleklerin secde etmeleri emredilen kadri yüceltilmiş bir varlıksın.

Bildiğin gibi değil, her varlıktan daha olgun daha ilerisin sen.

Ruhsun, Cebrail’in üfürmesiyle ikizsin. 

Allah’ın sırrısın, Meryem’in oğlu İsa gibisin sen.)

*

Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen

Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

(Kıymet vererek hoşça bir bak kendine, kâinatın özüsün sen.

Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.)

Biz insanların maddi ve manevi yükselmesinin ve düşmesinin sırlarını yazmaya çalışalım:

İman nuruyla Rabbimize bağlandığımızda yükselme aşamasına geçiyor; bağımızı kestiğimizde düşüşe geçiyor, karanlıklara bürünüyoruz.

Çalışmayı sevdiğimizde yükselme aşamasına geçiyor; tembellik döşeğine talip olduğumuzda düşüşe geçiyoruz.

İlim, irfan, marifetullahta mesafe kat ettikçe yükselme aşamasına geçiyor; dünyaya âşık olup mal mülk peşinde bir ömür çürüterek alçalıyor, düşüşe geçiyoruz.

Akıl ve kalbimizi nefsimizin üzerine çıkardığımızda yükselme aşamasına geçiyor; hazzımızı önceleyerek nefsi şımarttığımızda düşüşe geçiyor, kıymetsizleşiyor, hayvanlaşıyoruz.

Kendi küçük dünyamızı aştığımızda ve şahsi çıkarımızı putlaştırmadığımızda ülkemiz, insanlık için anlamlı bir çabanın içine girdiğimizde yükselme aşamasına geçiyor; sadece kendimiz için yaşadığımızda düşüşe geçiyoruz.

Vahyi hayatımızın içine katarak Rabbimize dayandığımızda, dua ile ona yöneldiğimizde yükselme aşamasına geçiyor; aklımız ve imkânlarımızla her şeyi çözeceğimize inandığımızda düşüşe geçiyoruz.

Şükür, sabır ve rıza ilacını kullanmaya başladığımızda yükselme aşamasına geçiyor; şikâyet, acelecilik, taksimi beğenmeme ve isyan etmeye yöneldiğimizde düşüşe geçiyoruz.

Dünya ve ukba kazancı olan belirli bir hedefin peşinde koştuğumuzda yükselme aşamasına geçiyor; boş işlerin peşine takılıp anlamlı bir uğraşa yönelmeyerek de düşüşe geçiyoruz.

Ekranları bilinçli ve eğitim amaçlı kullandığımızda yükselme aşamasına geçiyor, iç dünyamız, evimiz huzur ve bereketle doluyor; ekranları- özellikle TV ve akıllı telefonları- bilinçli kullanmayıp hazza ve şiddete dayalı görsellerde kullanarak düşüşe geçiyoruz.

Ahlaklı ve dürüst bir karaktere sahip olmaya çalıştığımızda, çevremizi güzelleştirdiğimizde yükselme aşamasına geçiyor; her türlü ahlaki özellikten mahrum kalıp çevrimizi güzelleştiremediğimizde bataklıklara gömülüp düşüşe geçiyoruz.

Kendimize doğru akıp kendimizle uğraştığımız, fikirleri ve olayları konuştuğumuz zaman yükselme aşamasına geçiyor; başkalarıyla uğraştığımızda ve kişileri konuştuğumuzda, dedikoduya yöneldiğimizde düşüşe geçiyoruz.

Kul olduğumuzu, ölümlü olduğumuzu unutmadığımızda, acz ve fakrımızı bildiğimizde yükselme aşamasına geçiyor; kullukla aramıza mesafe koyduğumuzda, ölümü kendimize çok uzak gördüğümüzde, benlik ve kibre yöneldiğimizde düşüşe geçiyoruz.

İç dünyamızı temizleyip manevi hastalıklardan koruduğumuzda ve içimize yatırım yaparak ruhumuzu özgürleştirdiğimizde yükselme aşamasına geçiyor;  özümüzde virüsler barındırdığımızda ve dışa yatırım yaparak bunda değer aradığımızda düşüşe geçiyoruz.

Bize verilen organları, latifeleri istikametli kullandığımızda yükselme aşamasına geçiyor; aklı gideren kontrolsüz öfkeye, imanı gideren kıskançlığa, hayâ ve edebi gideren fitne ve fesada, görsellere yöneldiğimizde düşüşe geçiyoruz.

İrade yönetimi, zaman yönetimi ve maddi yönetim noktalarında başarı gösterirsek yükselme aşamasına geçiyor; bu noktalarda başarı sağlayamazsak düşüşe geçiyoruz.

Yakın uzak insanlarla diğer canlılarla ve eşyayla ilişki ve iletişim yöntemimizde başarılıysak, sorun çözme kabiliyeti yönüyle farkındalığımız üst seviyedeyse yükselme aşamasına geçiyor; bu noktalarda iyi değilsek ve sorunlarda boğuluyorsak düşüşe geçiyoruz.

Zenginlik ve rızık denince mal mülkü aşan çok yönlü kazanımlar aklımıza geliyorsa yükselme aşamasına geçiyor; zenginlik denince ve rızık denince para aklımıza geliyorsa daralıyor, küçülüyor, düşüşe geçiyoruz.

İyi niyet, umut ve güzel düşünceye sahipsek, kin tutmayıp kin yutuyorsak yükselme aşamasına geçiyor; art niyet, karamsarlık, kötü düşünceye sahip uzun süre kindarlığa yöneliyorsak düşüşe geçiyoruz.

Hatamızı kabul edebiliyor, özür dileyebiliyor, eleştiriye açıksak yükselme aşamasına geçiyor; kendimizi kusursuz görerek, hatamızı kabul etmeyip eleştiriye kendimizi kapatıyorsak düşüşe geçiyoruz.

Bugünü yaşayıp gelecek için hayal kurarak yükselme aşamasına geçiyor; anı, bugünü unutarak geçmişin sorunlu yaşanmışlıklarından kurtulamayarak düşüşe geçiyoruz.

Mutlu ve maneviyatlı bir aile yuvamız varsa yavaş yavaş yükselme aşamasına geçiyor; sorunlu, huzursuz bir aile yuvamız varsa yavaş yavaş düşüşe geçiyoruz.

Sevgiyi çoğaltıyor, kendimizi ve sevdiklerimizi, tüm insanlığı daha iyi bir konuma taşımak için bir gayretin, mücadelenin içine giriyorsak yükselme aşamasına geçiyor; kin ve nefreti besliyor, çevrimize negatif enerji yayarak gelecekten ümidimizi kesmişsek, kendimize ve çevremize karanlıklı gelecek tünelleri gösteriyorsak yavaş yavaş düşüşe geçiyoruz demektir.

                                                                                                                            Ali ALTAYLI

You Might Also Like

Evlenmeden ve Boşanma Kararını Vermeden Önce Kendinle Yüzleşebilmek

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-6

Sosyal Medya Yangını ve Vazgeçemediklerimizin Ağır Bedeli

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-5

Devrin Tadı Kaçtı

Ali Altaylı 29 Nisan 2023
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Her Gün Bayram Olsa Keşke
Sonraki Yazı Hayat Cepte Mi?
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?