“Yaşamayı ıskalamak. Peki, nedir yaşamayı ıskalamak? Geçim derdiyle para mal mülk hırsı ve tutkulu sevgisiyle ayağımıza gönüllü bağladığımız prangalarla gezmemek, okumamak, derinlemesine düşünmemek, yakınlarımızı ziyaret etmemek, kendimizin ve sevdiklerimizin hayatına farklılık katmamaktır.”
“Günler, haftaları; haftalar, ayları; aylar, yılları hızlı bir şekilde kovalarken biz insanlar yoruluyor, yıpranıyor, eskiyor, yaşlanıyor, toprağa yaklaşıyoruz. Zaman aynı zaman; musalla taşına, ölüme, sonsuzluğa doğru farkında olmadan hızla koşan bizler.”
“Her türlü üretim içinde bulunmak iyidir. Üretenler, tüketenlerden daha değerli ve kıymetlidir. Yalnız şu iki üretim içinde olanlar, tüketenlerden daha kıymetsiz ve değersizdir. Her gün az da olsa dedikodu üretimi içinde bulunanlar. İnsanlığın, canlıların zararına üretim faaliyeti içerisinde bulunanlar.”
“Şu kısa ve yorucu hayatta bir şeyler başaranların, hedeflerine ulaşanların beş ortak özelliği vardır: 1. Çalışkanlık 2. Sabır 3. Cesaret, risk alabilme 4. Ümitvar olabilme 5. Zaman ve finans yönetimi”
“Çok da yumuşak huylu olmayın. Bu güzel özelliğinizden dolayı sizi üzecek, sırtınıza binecek, arkanızdan iş çevirecek; kırıcı, yaralayıcı, sözlerine söz ekleyecek ne de çok insan var şu baktı geçti dünyada.”
“Kendimize hak olarak gördüğümüz özgürlüğümüz, özgünlüğümüz, yaşam tarzımız, her gün gündüzünü, güneşini kullandığımız yerin göğün sahibini memnun etmiyorsa diğer insanlara zarar vermeye başlamışsa o özgürlük esaret zindanının ta kendisidir. O yanlış tanımlanan özgürlük, sahibini dünya ve sonsuzlukta vahlar, eyvahlar ve keşkelerle yüz yüze bırakır.”
“ İnsan kafası ikiye ayrılır. Zengin kafası ve fakir kafası. Zengin kafası sessizdir, tasarruf yapar, aktife yatırım yapar, zaman ve finans yönetimini başarır. Fakir kafası tüketim odaklı yaşar, tasarruf yapmaz, gösterişe yönelir. Zaman, finans, insan yönetiminde başarısızdır. Tembelliğini, yanlış hayat tutumunu, kötü ve tüketime yönelik alışkanlıklarını kadere yükler, rahatlar.”
“Biriyle aranız açıldığı zaman kapıyı sert çarpmayın, en son söylenecekleri en başta söylemeyin, yani köprüleri tamamen yıkmayın, geçecek bir aralık bırakın, derler. Bir anlık öfkeyle köprüleri dinamitleyen, işi düşünce de yeni köprü kurma telaşına düşen ne de çok insan var, şu iki kapılı bir han olan dünyada.”
“Üretmek ne de zor tüketmek ise ne de kolay. Üretmek zaman, sabır, emek, güç, kanaat, risk, cesaret, vücudun tüm azalarının hareketini ister. Dingin ve yorgun beyin ister. Tüketmek ise çok az bir emek ister. Bu yüzden tüketiciler, üretmeye bir türlü yanaşmayanlar her geçen gün artıyor.”
“Sadece kendisi, midesi, çıkarı, hazzı, konforu için çalışan başkalarına menfaati dokunmayan, kibir ve menfaat denizinde yüzen, yüzlerce insan; yüce gönüllü, aşkın ruhlu, gayreti milleti olan bir insan bile etmiyor. Bugün soralım kendimize gayemiz ne, değerimiz ne, ömür sermayemiz her geçen gün tükenirken koşuşturmamız ne yöne, niçin?
“Dürüstlük, cömertlik, iyi niyet, sabır, kanaat, şükür olmadıktan sonra ticaret, ticaret olmaktan çıkar. İç ve dış huzurun bizden uzak olmasına neden olur. Kişiye dünya ve ukba kaybetme kapıları açılır.”
“Bugün tatlı bir söz duymadıysan ya da söylemediysen güzel bir cümlenin geçtiği bir satır okumadıysan sabah erken kalkmadıysan zihnine güzel düşünce girdisi yapmadıysan bir işin ucundan sevgi ve aşkla tutmadıysan Yaratıcı ve yaratılmışla güzel bir iletişimde bulunmadıysan o günü yaşanmış sayma.”
Ali ALTAYLI