Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: Bir Gün Gelecek Bir Gün Kalacak-10
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Gözlemlerim

Bir Gün Gelecek Bir Gün Kalacak-10

Gözlemlerim
Paylaş
PAYLAŞ

(ÖZDEYİŞLERİM)

Zamanın katili olur mu? Olur, elbet. Bedava verilen günlerin, haftaların, ayların, yılların değerini hakkıyla bilmeyen ve bunları değerlendirmeyen bir insan zamanı öldürmüş, katletmiş demektir. Bilgi üretmeyen, iş üretmeyen kendisi, sevdikleri ve milleti için hızlı geçen zamanın cebine bir şey koymayan her bir birey, katildir. Zaman hırsızlığı yapan bir insan ilk önce kendini, daha sonra sevdiklerini bilmeden de olsa katleder.

*

Hayatı kolaylaştırmak, zamandan tasarruf etmek, mağaza mağaza gezmeye son vermek adına kapımıza gelen siparişler, yemekler aslında bizi eylemsizleştiriyor, uyuşturuyor. Konfor bizi yavaş yavaş çürütüyor, tembelleştiriyor. Bir elim yağda bir elim balda olmalı düşüncesi, bir elimde akıllı telefonlar, sosyal ağlar; bir elimde ayna ve atıştırmalıklar olmalı keyfiyeti mücadele gücümüzü kırıyor; duyarsız, duygusuz, eylemsiz insanlara dönüştürüyor bizleri.

*

Eğer bir kişiyi kendinden daha iyi konumda görürsen – statü, makam, mal mülk ev, araba, giyim kuşam, güzellik, yakışıklılık- hemen kıskançlık marazını hortlatıp nazara sebep olma, nazar etme.  Kendine dön de ki: Bu insan, aile benden, bizden daha iyi konumda olduğu doğrudur; ama bana düşen onu kıskanmak değil, Allah’ın taksimine razı olmaktır. İmtihan için verildiğini görmektir. Belki de bu kişi imtihanı kaybedecektir, diye düşün ve kendine gel. Dış görünüşe göre bakma insanlara. Dıştan göründüğü gibi değildir hiçbir şey. İçinde kimler neler yaşıyor bilemezsin. Belki de iç dışa bir çevrilse sen de bunu görsen ben gerçekten böyle iyiymişim, demekten kendini alamayacaksın.”

*

Herkesin bir doğrusu var ve bu doğru her şeyin ötesinde.  Adeta dünyadaki insanlar sayısınca doğrular oluşmaya başladı. Kimse sımsıkı sarıldığı doğrusundan vazgeçmek istemiyor. Ezeli ve ebedi olan Huda’nın doğrusuna teslim olarak diğer bütün doğruları bu süzgeçten geçirmek ise güçlü bir iman, tefekkür, tevekkül ister. Beyin ve öz açılımını hakkıyla başaramamış bir birey, bir ömür yanlış adresten doğrular devşirmeye çalışır da haberi olmaz. Hakikat zannettikleri zifiri karanlığın ta kendisi olabilir.

*

Hiçbir ideoloji Allah’ın verdiği huzuru veremiyor, diyor Saliha Erdim hanımefendi. Biz de deriz, huzuru bozulan asra huzur verecek kimdir? Ballar balını buldum- Kovanım yağma olsun, diyor Yunus Emre. Ballar balının kaynağı neredeydi? Dünyanın en zengin kişisinin huzuru bitse nereden, kimden satın alacaktı. Dünyanın en zengin insanının bütün serveti, huzur satın alacak bir yer bulamıyor. Demek ki gerçek huzurun kaynağı Rabbimiz (cc) dir. 

*

Aldıklarımız verdiklerimizden ibarettir. Hayata, eşyaya, doğaya, hayvanlara, insanlara ne verirsek onu alırız. Bir milim şaşmaz bu yasa. Sevgi verirsek sevgi, öfke verirsek öfke, iyi niyet verirsek iyi niyet, cömertlik verirsek cömertlik, cimrilik verirsek cimrilik, kötü söz verirsek kötü söz, güzel söz verirsek güzel söz, fedakârlık verirsek fedakârlık, bencillik verirsek bencillik. O yüzden Fuzûlî şöyle der: “Ey insan! Kadere az bahane bul, buğday ektin de arpa biçtin.” Önce kadere bakma ve onu suçlama. Önce kendine, evrene, verdiklerine bak ve kendini suçla.

*

Kimileri okurken adam olamıyor, kimileri okumadan adam oluyor, dedi bir bilge. Okuyanımız diploma üstüne diploma alanımız ne de çok. Dünyaya gelen âdem ne zaman adam gibi adam olur, bilen var mı? Üniversite mezunu gördüm kara cahilden beter-Kara cahil gördüm on üniversite mezununa yeter, mısraları bize ne söyler? Yanlış anlaşılmasın kara cahili övdüğümüzden değil, okuyanın kendini yeterince onaramaması, besleyememesi gerçeği üzerinde düşünmek gerek. Okumak, öğrenmek bizi daha iyi bir konuma taşımıyor, zihin ve gönül açılımını sağlamıyor, kaliteli bir birey haline getirmiyorsa başka ne işe yarar?

*

Tembel bir insandan yardım istemeyin, çalışmaktan bahsetmeyin, çok hafif bir şey dahi olsa taşıtmayın; çünkü bir ton taşımış gibi ücret ister. Bu kısa ve yokuşa akan hayatta tembellikten büyük hastalık olmaz. Tembel ve konforuna aşırı düşkün insan önce izzetini sonra iki dünya saadetini kaybeder.

*

Bugün saat 11.00 gibi işyerine bir aile geldi. Oğulları için bir ürün almak istediklerini söylediler. Oğulları anne babasından daha gösterişli ve boyluydu. Oğullarına istedikleri ürünü almak için mağazanın içindekilere göz gezdiriyorlardı.  Sadece annenin sesi çıkıyor, diğerleri susuyordu. Oğullarına hele hiç söz hakkı vermiyorlardı. Anne beğenecek, oğlu onaylayacaktı. Sonra kendi seçimlerinde pasif kalan bu gencin beş, on yıl sonrasını düşünmeye başladım. Büyük bir ihtimalle bağımlı, birey olarak var olamayan, özgüveni ve sorun çözme kabiliyeti düşük, garanti peşinde koşan risk alamayan,  iş ve evlilik hayatında sorun yaşama ihtimali fazla bir birey olarak toplumda yer alacaktı. 

*

Hayat önce vermektir önce almak değil.  Mutlu, yaşam enerjisi yüksek, nasibi bol, rızkı geniş insanların en önemli özelliği vermeyi alışkanlık getirmeleridir. Dolu bardağa kimse su doldurmak istemez; önce bardak boşalır, sonra dolduran biri bulunur. Önce buğdayı tarlaya saçarsın, sonra zamanı gelince fazlasıyla toplarsın. İşyerine bugün bir amca geldi. Kapıdan girerken önce bana Güleryüz, tatlı söz; giderken de naneli şeker ve gönül huzuru verdi. Veren insan önce kendine verir, kendini iyileştirir, sonra başkalarını. Beklenti içinde yaşayan ve almayı, istemeyi alışkanlık haline getiren insan ise önce kendini zillet darağacına asar.

                                                                                                                                      ALİ ALTAYLI

You Might Also Like

Evlenmeden ve Boşanma Kararını Vermeden Önce Kendinle Yüzleşebilmek

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-7

Terapiste Gitmeden Önce Kendimize Bir De Bu Yönden Bakabilmek

Çağrısı Çağını Aşan Dava Adamları Unutulmamalı, Unutturulmamalı

Kurban Bayramı Öncesi ve Etme Bulma Dünyasında Paylaşabilmek

TAGGED: ali altaylı, gençler, insan, iş güç, karaman, karamanoğlu mehmetbey üniversitesi, psikoloji
Ali Altaylı 30 Mayıs 2024
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı İnsanlar Mı Eşyalar Mı?
Sonraki Yazı Bir Gün Gelecek Bir Gün Kalacak-11
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?