Köyde yaşayan yaşı ilerlemiş bekâr erkekler artıyor. Anlattıklarına göre çok zengin biri de olsa köy işi zor diye şehirde yaşayan bir kız, köye gelin gitmek istemiyormuş. Köydeki kızlar da okumak için gittikleri şehirden tekrar köye dönmek ve köyde yaşamak istemiyorlarmış. Evlenmek isteyen ama uygun eş adayı bulamayan köyde yaşayan gençler, köydeki üretimin davam etmesi için yetkililerden yardım bekliyor.
*
Bu dünyada elmas mı değerli kömür mü? Ekmek, su mu değerli yoksa çerez mi? Güneş, toprak, yağmur, hava mı değerli yoksa yapayları mı? İlim avcısı olmak, ilim peşinde koşmak mı değerli yoksa ilmin haricinde birçok şeyin peşinde koşmak mı? Eğer bu dünyada değerliyi bırakır değersizin peşine takılırsanız ya da değerli olanı ikinci, üçüncü ya da son seçeneklerden biri olarak görürseniz asla ulvi haz, lezzet, doyum, mutluluk, huzur, dinginlik bulamazsınız. Güneşi kaybeden sahte ışıkları güneş zannederek bir uzum ömrü heder eder. Güneşi, dünyanın ve insanın kalbi olan ilmi bırakan kişiyi de bütün genişliğine rağmen dünya ve içindekiler sıktıkça sıkar.
*
İster Çin’e gidin ister Arjantin’e ister dünyanın en gözde yerlerine nereye giderseniz gidin fark etmez. Eğer sevgi, merhamet, şefkat, güven, hakkaniyet, kalp ve zihin temizliği, pozitif bakış açısı, öğrenerek gelişme, olgunlaşma deponuz boşsa dünyanın hiçbir yerinde huzur bulamaz, zenginleşemez, aranan insan olamazsınız.
*
Seni geçmişin acı hatıralarından kurtaran şu an yaptığın iştir. Geleceğe güvenle bakmanı sağlayan şu an yaptığın iştir. Seni can sıkıntısından, şikâyet etmekten, tembellikten, konfordan, dedikodudan, şeytani düşünceden, hayvani yaşayıştan, psikolojik hastalıklardan koruyan şuan yaptığın iştir. Sabah erken kalk, o günün planını yap, bir işe koyul ve akşama kadar o işte yorul.
*
Erkekleri en çok kadınları dünya ve ukba zora sokan özellikler şunlar olsa gerek:
Şükürsüzlük
Vefasızlık
Özgürlüğünün bütün değerlerin üstünde olması
Ölçüsüz cesaret
Dilden çıkana dikkat etmemek
Saygı ve sorumluluk ihlaliVerilen nimetleri göstermede gönüllü olmak
Gücü yönetememek
Maddi ve manevi yıkıma uğratan alışkanlık ve çevre.
Dik başlılık, kendi aklını beğenmek, istişare etmeden danışmadan karar almak.
*
Ne yazık ki hakikate uyma derdinde değiliz. Hakikati kendimize kendi arzu ve çıkarlarımıza uydurma derdindeyiz. Dindar görünümlü bir kadının kocasına tavırları gözüme çarptı. Dindar, Allah’ı, kitabı bilen bir kadın herkesin içinde kocasını bu şekilde rencide etmemeliydi.
*
Elinizdeki nimetleri, imkânları çok çabuk bir şekilde kaybetmek istiyorsanız şunları yapmanız yeterlidir:
Yakınlardan başlayarak herkese anlatın ve gösterin, sosyal medyada paylaşın.
Egonuz tavan yapsın, kibir denizinde yüzün.
Nimetin imtihan için verildiğini ve asıl nimet sahibini unutun.
İsrafa yönelin, desinler diyerek harcama yapın, tüketim çılgını olun.
Şükrü ve cömert olmayı unutun.
*
Dünyada zihin ve kalp dinginliği istiyorsan gıybet etme, haset etme, nazar etme, beddua etme, şikâyet etme, kuldan beklentiye girme, hırs denizine girme, kırma, kırılma, incinme; mal mülk “var mı benim gibi” sarhoşu olma. Edeceksen dua et, salih amel et. Olacaksan “O’nda (cc)” ol, iyilik ve güzellik ilim irfan yolunda ol, ham olarak toprağa gitme.
*
Bu dünyada gece olarak geçirdiğimiz günlerimiz mi çok yoksa gündüz olarak geçirdiğimiz günlerimiz mi? Fırtınalı, rüzgârlı, karlı geçen günler mi çok yoksa güneşli geçen günler mi? Hayal kırıklığına, ümitsizliğe, musibete düştüğümüz durumlar mı çok yoksa şükredeceğimiz güzel günler, nimetler mi çok? Dünyadaki en büyük körlük, güzellikleri gören gözlerin kör olmasıdır.
*
Biz insanlar bu zamanda 11.00 kadar uyuduklarıyla alıp sattıklarıyla yiyip içtikleriyle nerelere tatile gittikleriyle bindikleri arabayla oturdukları evlerle övünür oldular. Değer arayışımız içten dışa kaydı. Neyimiz varsa gösteriyor, duyuruyor, reklam ediyor, zorla gözlere sokuyoruz. Bir furyadır gidiyor, bir an önce bir şeylere sahip olmak ve sonra gözlere servis etmek sonra da kem gözler yüzünden tepetaklak olmak.
*
Bu hayatta bizi en çok yoran nedir? Bu hayatta bizi en çok yoran sevgimizin aktığı yerdir. Bu bekleme, geçiş diyarında en çok hangi faniye sevginiz akarsa oradan gelir imtihan. Yani yerini bulmamış, yanlış adrese yönelmiş sevgi sahibini gamla tanıştırır. Eğer sevgisini yanlış adrese yöneltmiş insan, bir an önce aklını başına alırsa gam çeker gider; yoksa misafirliği uzun sürer.
ALİ ALTAYLI