Geçenlerde yakınımda duran bir adam telefonda konuşurken bir anda sesini yükseltmeye ve arka arkaya “akıllı olun ulan, akıllı olun ulan, akılı olun ulan!” demeye başladı ve bir hışımla telefonu kapattı.
Hepinizin bildiği gibi bu söz genellikle bir tartışma anında karşı tarafı korkutmak, sindirmek, karşı tarafa gözdağı vermek amacıyla söylenir.
Bu kalıplaşmış kelime grubuna kulaklarımıza ister istemez misafir olur. Bazen ekranlarda bazen cadde sokakta bazen de hiç ummadığımız bir yerde.
Bu cümle aklınızı başınıza toplayın, bana ilişmeyin, bana yanlış yapmayın, tehdit gibi anlamları içerisinde barındırmaktadır.Bu cümlenin “ulan”ını, argosunu atarsak geriye “akıllı olun” kalır. İlk defa gördüğüm bu adamın “akıllı olun ulan” ağzından çıkan cümlesi beni “akıllı olmak” eylemi üzerinde düşünmeye yöneltti.
Hepimiz akıllı olduğumuza, aklımızın eşsiz olduğuna inanır, başkalarına akıl verir, çoğu zaman başka akılları da beğenmeyiz.
Peki, akıllı insan kimdir?
Hayat tecrübelerim ve okuyup yazdıklarımdan zihnimde kalan bilgileri siz okuyucularımla paylaşmak istedim.
Akılı olun ulan, cümlesi bu yazı için ilham oldu.
Akıllı insan, sonunu en çok düşünendir.
Akıllı insan daima öğrenen, öğreten, öğrenme alıcıları açık, bilgi avcısı olan insandır.
Akıllı insan, geçmiş ve gelecekte yaşayan değil, önündeki işe odaklanan ve canlı olan bugünü en iyi şekilde değerlendirendir.
Akıllı insan, annesi ve babası hayatta iken onların duasını alan onları razı etmeyi başarabilendir.
Akıllı insan, gelecek günlere “ne ekersem bir gün onu er geç biçeceğim” şuurunda yaşayan gelecek tarlasına yabani otlar ekmeyen insandır.
Akıllı insan, dünyadaki cennetin eşi ve çocuklarının yanında olduğunu bilen ev huzuruna ve devamlılığına yatırım yapmasını başarabilendir.
Akıllı insan sorunlardan, musibetlerden, çıkmazlardan, kaybedişlerden bir şeyler öğrenmesini bilen yılmayan, çökmeyen, kötü yola düşmeyen, şikâyeti diline dolamayarak yeniden güneş gibi doğma azminde olan insandır.
Akıllı insan, aklı bedava olarak verenin hatırını sayan O’nu (cc) unutmayan emrince hareket etmeye çalışandır.
Akıllı insan, güne erken başlayan çalışma ve üretme azmi içerisinde yaşayan tembellik ve konforun yıkımını bir an bile unutmayan insandır.
Akıllı insan, bir gün öleceğini bilen ve dünya insanının en kıymetli olarak gördüğü şeylerin hiçbirisinin kendisiyle gelmeyeceğini iyice idrak etmiş insandır.
Akıllı insan önyargı, suizan, ötekileştirmeden uzak durabilen insandır. Kişleri başkalarını gözüyle değil, kendi gözü ve gönlüyle tanımayı, anlamayı seçer.
Akıllı insan, yirmi dört saatin belirli bir kısmını ilme, öğrenmeye, keşfe, tefekküre ayıran insandır.
Akıllı insan, dünyadaki en büyük değerin ilim yolculuğunu devam ettirebilmek, Allah’a iman, ahlaklı ve dürüst yaşayabilmek olduğunu bilen insandır.
Akıllı insan egosunu, öfkesini, şehvetini yönetebilen insandır.Akıllı insan, sadece Rabbine kul olan kula yalakalık yapmayan kula kullukta gönüllü olmayandır.
Akıllı insan, kuldan beklenti içinde yaşayan değil; kendi emeğinin ve çalışmasının karşılığıyla yetinmesini bilendir. Beklentisi kullara değil, Hakka yönelmiştir.
Akıllı insan, şükürle nimeti avlayan nimetin içinde asıl nimet vereni gören nimetle azmayan, taşmayan, kibre kapılmayandır.
Akıllı insan, çevresine karşı duyarlı toplumsal çıkarları göz ardı etmeyen sadece kendisi için yaşamayan insandır.
Akıllı insan zihnini, özünü, çevresini güzelleştirmeye çalışan insandır.
Akıllı insan beklemesini bilen, sabır ağacına tutunan Allah’ın planının kendi yaptığı plandan daha isabetli olduğunu bilen insandır.
Akıllı insan, acizliğinin farkında olan aklına tapmayan her aklın üzerinde başka daha iyi işleyen bir aklın olduğunu görebilen başka akıl sofralarından nasiplenen insandır.
Akıllı insan aklını vahiyle buluşturan insandır.
Akıllı insan hakla ve halkla iletişimini güzelleştirmek için çaba içerisinde olan insandır.
Akıllı insan, düşmanlarını azaltan dostlarını çoğaltandır.
Akıllı insan, kendisini başkalarından üstün görmeyen gösteriş yapmayan imkânlarını gözlere sokmayan mütevazı insandır.
Akıllı insan, kişilerle değil işiyle uğraşan her gün az da olsa hedefleri için bir şeyler yapmaya çalışan insandır.
Akıllı insan, hızlı bir şekilde geçen zamanın cebine sonsuzluk yolculuğunda işine yarayabilecek güzel işler koyabilen insandır.
Akıllı insan; kalbini, vicdanını, aklını nefsine, hazlarına feda etmeyendir.
Akıllı insan, yaşadıklarından ders çıkaran ve bir daha aynı hataları tekrarlamayandır.
Akıllı insan, elini taşın altına koymadan kahvehane köşelerinde masa başında başkalarına sürekli akıl verip duran değil; kendi aklı ve bedel ödemiş akıllara da danışarak eyleme geçmesini bilendir.
Akıllı insan, bir işe başlamadan önce aynı yoldan daha önce yürümüş tecrübeli insanları bulup onlarla istişare etmeyi bilen insandır. Akıllı insan, elhamdülillah iyi ki aklımızı Rabbimiz bizden almamış, aklımızla kendi kitabıyla yarattığı muhteşem kâinatla peygamberleriyle yolumuzu buldurmuş iyi ve kötüyü ayırt etme kabiliyeti vermiş, kendisini tanıttırmış diyen insandır.
ALİ ALTAYLI