Geçen hafta James Allen’ın “Düşüncenin Gücü” kitabını okumuştum. İyi bir kitap, iyi bir dost, iyi bir yaşanmışlık, iyi bir seyahat bize yeni bir dünyanın kapısını aralar, demiştik. Bu kitabın da bize sunacağı katkının çok büyük olduğunu düşünüyorum. Her gün az da olsa okumak özgürlüğümüzün kanatlarına kanat eklemek demektir. Okumayı sevmemek ve kitaplardan uzak bir yaşama talip olmak kendimizi az da olsa her gün köleleştirmek demektir. Okumaya, dinlemeye zamanı olmayanlar için önemli görüp altını çizdiğim bazı bölümleri sizlerle paylaşmak istedim.
“Asil ve ulvi bir karakter lütuf değildir ya da şans eseri oluşmaz, ancak sürekli bir çabayla doğru düşünerek uzun süreli ilahi düşüncelerin bir bileşkesi olarak doğar. Zayıf ve kötü bir karakter de aynı şekilde sürekli olarak benimsenen sinsi düşüncelerin bir neticesidir.”
“İnsanlar şartlarını düzeltmeye heveslidirler, ancak kendilerini düzeltmeye isteksizdirler.”
“ Bir insan mutlu, sağlıklı ve başarılı olmadığı sürece kendi düzenini tutturamaz. Mutluluk, sağlık ve başarı insanın iç dünyasıyla dış dünyasının, kendisiyle çevresinin uyumlu olmasının bir neticesidir.”
“Bir insan halinden şikâyet edip küfretmeyi bıraktığında insan olmaya ve hayatını düzenleyen gizli adaleti aramaya başlar. Bu düzenleyici etmeni aklında tuttuğu sürece, başkalarını suçlamaktan vazgeçer ve kendisini güçlü ve asil düşüncelerle geliştirir; içindeki güçleri ve imkânları keşfederek şartlara karşı gelmeyi bırakıp onları hızlı gelişimini sürdürmek için kendi yararına kullanmaya başlar.”
“Beden, zihnin hizmetçisidir. İster bilerek seçilmiş, isterse kendiliğinden ifade edilmiş olsun beden zihnin emirlerini yerine getirir. Kötü düşüncelerle eğitildiği sürece hızla hastalığa yakalanacak ve çürüyecektir. Hoş ve güzel düşüncelerle eğitilmesi halinde ise gençleşecek ve güzelleşecektir.”
“İnsanlar temiz olmayan düşünceleri benimsedikleri sürece kirli ve zehirleyen kanla yaşamlarını sürdürürler. Temiz bir kalp temiz bir yaşam ve temiz bir beden demektir. Kötü yönde kullanılan bir zihin kötü bir yaşam ve bozulmuş bir beden anlamına gelecektir. Düşünce eylemin, yaşamın ve ifadenin pınarıdır. Pınar temiz kaldığı sürece diğer her şey de temiz olacaktır.”
“Doksan altı yaşında olmasına rağmen bir kız çocuğunun canlı, masum yüzüne sahip olan bir kadın tanıyorum. Orta yaşın oldukça altında yüzü düzensiz çizgilerle dolu bir adam da tanıyorum. İlki tatlı ve neşeli bir mizaca sahipken diğeri ise içinde ihtiras ve tatminsizliği barındırıyor.”
“Hiçbir doktor bedendeki hastalıkları yok etmede neşe veren düşünceler kadar etkili değildir, keder ve üzüntünün gölgelerini dağıtmak içinde iyi niyet gibi bir rahatlatıcı yoktur. Sürekli olarak kötü niyet, alaycılık, şüphe ve kıskançlık düşünceleriyle yaşamak, insanın kendi elleriyle yaptığı hapishanede kapalı kalması demektir. Diğer taraftan her şeyi iyi açıdan düşünmek, her şeye neşeyle yaklaşmak, her şeyin içindeki iyiliği bulmak için azimle öğrenmek bu tür bencil olmayan düşünceler, cennetin giriş kapılarıdır ve her yaratığa karşı barışçıl düşünceler barındırmak, bu düşüncelerin sahibine dilediği kadar huzur getirecektir.”
“Her türlü başarıyı taçlandırıp güzelleştiren çaba ve düşüncedir. İnsanı yücelten öz denetim, karalılık, saflık, dürüstlük ve iyi yönlendirilmiş düşüncedir. Alçaltan ise tembellik, kirlilik ve düşünce dağınıklığıdır.”
“Bir şeyin aslını değil, yalnızca görünen etkilerini arayan düşüncesiz, cahil ve tembel kişiler uğur, talih ve şanstan söz ederler. Zengin olan bir insan gördüklerinde “Ne kadar şanslı!” derler. Zekâsını geliştiren birisini gözlemleyip “Her şey ne kadar lehinde!” diye hayret ederler. Ve başka birisinin ne kadar ulvi bir karaktere ve geniş nüfuza sahip olduğunu görüp “Nasıl da şans ona yardım ediyor!” derler. Bu insanların tecrübe kazanırken karşılaştığı deneme- yanılmaları ve verdikleri mücadeleleri görmezler. Onların nasıl ödün verdiği, korkusuzca çaba gösterdiği tüm zorlu şartlara rağmen yenilmezi yendiği ve yüreklerindeki hayali gerçekleştirmek için ne kadar sağlam inanç taşıdığı konusunda hiçbir fikirleri yoktur. Karanlığı ve ızdırapları bilmezler, yalnızca ışığı ve mutluluğu görüp buna “talih” derler. Uzun ve yorucu yolculuğu önemsemeden, sadece keyifli amacı fark ederler ve buna “iyi talih” derler. Süreci anlamadan sadece sonuca kafa yorarlar ve buna “şans” derler.”
“Para ile ne gerçek servet ne mevki ne de güç satın alınabilir. Yalnızca paraya güvenmek kaygan bir zeminde yürümek gibidir.”
“Doğa her şeyi bolca verir ve hiçbir şey kaybetmez, insan ise her şeyi sahiplenip kaybeder.”
“Hepsinden önemlisi tek bir hedefiniz olsun meşru ve faydalı bir amaç edinin ve kendinizi tamamen ona adayın. Hiçbir şey sizi yolunuzdan alı koymasın. Unutmayın “Aklı karışık olanın yolu da karışık olur.”
“O halde sağlığın sırrı saf bir kalp ile düzenli bir zihindir. Başarının sırrı sarsılmaz bir inanç ile akıllıca idare edilen bir amaçtır. Sarsılmaz bir irade ile arzunun kara atının dizginlerini tutmak da gücün sırrıdır.”