Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-10
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Genel

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-10

Genel
Paylaş
PAYLAŞ

Bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülüklerden biri de kitap okumayı sevmemesi, şikâyeti diline dolaması, hep negatife odaklanması, geçmiş ve geleceği düşünerek şimdiyi berbat etmesidir. Ne yazık ki, bu saydıklarım ailede kazanılır. Öyleyse benim çocukluğumu kim çaldı, çocukluğumun en güzel yıllarını kimler berbat etti?

*

Bir kadın travmalarıyla yaşıyor, zihninin ipleri geçmişe sımsıkı bağlıysa dilinden argo ve beddua eksik olmuyorsa edep duygusu azalmışsa her şeyden şikâyet ediyor memnun olmuyorsa hiçbir şeyden bilin ki, o evde ne kocanın ne çocukların ne de çiçeklerin yüzü gülmez özü gülmez.

*

Bir kedi, bir köpek, bir çiçek, kafesteki bir kuş insan dışındaki her canlı sevgiye, ilgiye samimi bir şekilde karşılık verirken biz insanlar verilen sevgiyi, iyi niyeti, değeri ya kullanır ya nankörlük eder ya da o insanın sırtına iyice binmeye çalışırız. Bu hal insanları yalnız yaşamaya itiyor, hayvanlara ilgiyi arttırıyor.

*

Bir çocuğu bir yakını azarlasa ona kızsa o çocuk, o yakınının şefkatli kollarına kendisini atar. Bir yetişkin, haksız yere başka bir yakınına kızsa çirkin sözler sarf etse o adam, zaaf gösterip o akrabası olan haksız yetişkine doğru aksa o yetişkin, o adama eşek gibi bir ömür sırtına biner.

*

Dünyaya gelen her çocuk büyür, uzar, gelişir; ama dünyaya gelen her çocuk yetişmez. Bir ülkenin en büyük zenginliği yetişmiş insanının çokluğudur. Bunun temelleri de ailede atılır. Peki, çocuğu kim yetiştirecek? Ahlak, edep, ilim, okuma, araştırma vb. Anneler nerde? Ekranlarda.

*

Annelerin hepsi değerlidir. Herkesin annesi kendisine değerlidir. Benim annem de bana değerli. Hiç kimse babam da dahil beni annem kadar düşünmedi. Yaşım 45 ne zaman annemi ziyaret etsem; bana sığınak, teselli, yoldaş, sırdaş oluyor. Bu imtihanlarla dolu yerde hiçbir karşılık beklemeden kim kimi düşünür, ona yardım eder ki?

*

Bir yanda açlık kol geziyor. Bir yanda israfa varan tıka basa yeme içmeler. Yahudiler, dünyanın baş belasıdır. Yardım tırlarının geçişini engelleyen azgın, taşkın bir kavim. Filistin halkıyla dalga geçen bir Firavun’dur. Her Firavun’un sonu tarihte kötü olmuştur. Yahudilerin daha kötü olacak belki yarın belki yarından da yakın.

*

Gitmek, çekip gitmek, kimsenin görmediği gözlerden ırak bir yere doğru yol alabilmek. Peki, kolay mı? Söylemesi kolay, yazması kolay yapması zordur. Ya geride kalanlar, bir kişide olsa seni özleyen, merak edenler. Senin gölgene muhtaç olanlar korumasız, günahsız, iki meyve verecek fidan.

*

Bazı insanlar gerçekten ama gerçekten ömür törpüsüdür. Sizin yüzünüzdeki tebessümü alır, yerine gam kondurur. İşinizi zorlaştırır, yokuşa akar durur. İlkbaharınızı alır, kışta kalmanızı ister bir ömür. Hayat yolunun zorluğu çevrenizdeki üç beş ömür törpüsünden kaynaklanır. Seçimlerinizi iyi yapın, mesafe koyun, görmezden gelin, uzaklaşın.

*

Bugün bir kadın geldi. Gelinimin, annesi hasta yurtdışına gidiyor, bugün kendisi dedi. İki çocuğu var, biri kız biri erkek. Torunları için çok üzülüyordu. Sonra düşündüm, bu dünyadan hiç dertsiz insan gelip geçmiş midir? diye. İçimden hayır, cevabı geldi. Peki dert, üzüntü olmasa ne olur? Zamanla elde ettiği güçle şımarır, azar, yoldan çıkar, tanrılaşır. 

*

Anladım ki, iç dinginliğimizin, uzun sürebilecek insani ilişkilerimizin, hakkaniyetin önündeki en büyük engel ifrat ve tefrite kayan kuvvelerimizden kaynaklanıyor. Ego, öfke, inat, kin, nefret, hırs, şehvet, haset, akıl vb. Bu kuvveler, yerinde kullanılmazsa aşırılığı insanı yakar.

*

İnsanların bulunduğu bir ortamda, eline akıllı telefonu alsan ve uzun süre telefonla meşgul olsan birileri senin yüzünden suizan sebebiyle günaha girebilir. Ama eline bir kitap alsan ve uzun süre o kitabı okusan kimse yanlış bir şey düşünmez. Hatta sana gıpta ile bakan çok olur. Elimizdeki akıllı telefonlar iyiye kullanılmadığı takdirde zaman israfını, suizannı, akıl karışıklığını beraberinde getiriyor.

*

Dünyada belki de mutsuz geçen günlerimizin en büyük sebebi, maddi olarak kendimizden daha iyi konumdaki insanların yaşantısına gözümüzü dikmemiz, manevi ahlâk erdem olarak bizden daha iyi durumdaki insanlara gıpta etmememiz, onlara özümüzü, yüzümüzü, gözümüzü çevirmememizdir.

*

Rabbimizi en çok memnun eden hoşnut eden rızasını kazanmaya vesile olan insanları sevindirmektir. Gazabını üzerimize çekip bizden hoşnut olmamaya vesile ise insanları kırıp dökmek, onlarla iyi geçinmemektir. Allah (cc) bizi canlıların seçilmişi kılarak önemsiyor. Ya bir birbirimizi!

*

Evlilik bir kaderdir. Her yönünüz denk olsa da çok iyi bir araştırma da yapsan çok kişiden evlilikle ilgili bilgi de alsan çok da kitap okusan yaşanması gerekenlere engel olamazsın. Evlilikteki uyum ve huzur, Rabbimizin katındadır. Tabiri caizse sadece O’nun tezgâhında bulunur. Bizlere düşen dua ve kadere teslim olmaktır.

*

Önceden bu konuda bizler daha çok hassastık. Hangi konuda derseniz?  Aldığımız bir şeyi insanların gözü önünde yememek hususunda. Alan olur, alamayan olur; çocuk olur, canı çeker, paylaşamazsam üzülürüm, diye düşünülürdü. Şimdilerde ise sadece düşündüğümüz can, canan, kendi çocuklarımız.

*

Tekel bayiden şurubunu aldı, siyah poşete koydurdu ve arabasıyla hızla uzaklaştı. Bilseydi ki, haramda huzur aramak, huzursuzluğun ta kendisidir. Allah’ın yapmayın diyerek yasakladığında bizim için ne büyük güzellikler saklı.  Ah, bir bilsek, bir anlasak, kafa yorsak, zihinde bir bitirebilsek!

*

Günler gelip mi geçiyor yoksa delip mi geçiyor, bilemiyorum. Aynı döngünün içinde her gün yara alan bir asker gibiyim. Sebepler sükût etmiş, müsebbibül-esbab ise “başınıza gelenler kendi ellerinizle yaptıklarınız yüzündendir” der. Yani yorgun, bitkin ve naçarım. Güneş nerde?

*

Bir insan bir yanlış yapar, yaptığı yanlışa karşı herhangi bir otoriteden tepki, ceza, kınama görmezse yaptığını doğru zannetmeye başlar. Önceden toplumun kınamasından çekinilirdi. Kolay kolay kimse insanların gözü önünde yanlış yapamazdı. Allah, devlet, toplum korkusu çoktu.

*

Bir kadının çalışmaya zorlanması, teşvik edilmesi, evinden koparılması doğum oranlarını azaltır, çocukların hakkıyla yetişmemesine neden olur, evdeki huzur ve sükûnet yavaş yavaş kaybolur, boşanmaları arttırır. Birey, aile, toplum zarar görür. Kadın, toplumun kalbidir; durursa birey, aile, toplum çürür.

*

Nasıl ki, hiç bilmemek, az bilgiye sahip olmak, farkındalığın az olması insanın hayat yolunda yolculuğunu sıkıntıya sokarsa çok bilmek de bazen insanı uçuruma götürür. Nasıl mı, dersiniz. Çok bilgide az amel ve ihlas olur; çok ego, kibir, üstten bakış olursa ve başarıyı kendinden bilirse.

*

En güzel dualardan biri şu olsa gerek: Rabbim, yolunu hak ve hakikat üzere kılsın ve yoldaşını hayırlı eylesin. Yol ve yoldaş güzel olursa engelleri aşmak zor olmasa gerek.

*

Fazla ciddiye almayın bu hayatı nasıl olsa içinden canlı çıkamayacaksınız, denir. Bir ömür bizler bir şeylere tutkuyla aşkla bağlanıyor, onun peşinden hırsla koşuyoruz. Bazen kendimizi öyle kaptırıyoruz ki, gözümüzü açtığımızda ve geriye dönüp baktığımızda değmezmiş, diyoruz.

*

Bir çiçek, görevini yapıp tamamladığında birçok tohum bırakır ki, seneye kaldığı yerden devam etsin. Eğer akıl sahibi insan, bu dünyadan göçmeden önce iyi bir eser, anlamlı bir yaşam, iyi bir kulluk, insanlığa faydalı bir çalışma bırakmamışsa çiçekten daha değersiz olmaz mı?

*

İlim, zaman ve gıda israfı bir bireyi, aileyi, toplumu içten içe çürütür. İlim israfı, bildiklerini öğretmemek, yaşamamak ve çok konuşmaktır. Zaman israfı, bir amaç için çalışmamak, üretmemek, zamanın cebine bir şey koymamaktır. Gıda israfı ise üretilen gıdaların çöpe gitmesidir.

*

İçsel olarak rahat, huzurlu ve özgür olmanın beş önemli unsuru olsa gerek: Halktan ummak, beklemek yerine Hak’tan beklemek. Kimsenin elindeki imkânlara haset etmemek. İnsanlarla iyi geçirebilmek. Pozitif bir bakışla olumluya odaklanabilmek ve Hakka şükredebilmek, halka teşekkür edebilmek.

*

Okulda sayısal zekâsı iyi olan ve sınavlarda yüksek not alanlar sınavları geçer, başarılı sayılırlar. Gerçek hayatta ise risk almaya cesaretli olanlar, cömert, dürüst ve ahlaklı olanlar, sorun çözme kabiliyeti yüksek olanlar, iyi bir iletişime sahip olanlar başarılı olurlar.

                                                                                                              ALİ ALTAYLI

You Might Also Like

Hayat Zor Narsist İnsan Daha Zor

Senden Öte Benden Ziyade

Evliliklerde Hangi “S” Daha Önemli?

Eczanede Satılmayan En Etkili Üç İlaç

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-8

Ali Altaylı 18 Ağustos 2025
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Senden Öte Benden Ziyade
Sonraki Yazı Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-11
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?