Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: İsa Dede ve Evlilik Serüveni
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Genelİnsan

İsa Dede ve Evlilik Serüveni

Genel İnsan
Paylaş
PAYLAŞ

Geçen hafta öğleden önce işyerine yaşlı bir dede geldi. Selam verdikten sonra evin içinde giyilen patik var mı diye sordu. Şu an yok diye cevap verdim. Ben de dede nine sana patik örmüyor mu diyerek takılmak istedim.  Dede, ninen hayattayken örerdi; ama vefat edeli çok oldu, dedi. Dedeye çay söyledim, dede de bana hanımı öldükten sonra evlilik girişimlerini anlattı. Hanımı ölen ihtiyarların tekrar evlenmek için uygun eş bulamamasını anlatan ve aynı zamanda su-i istimal edilen toplumsal bir konu İsa dedenin söyledikleri.

İsa dede çayını yudumlarken anlatmaya başladı. Kendisinin 72 yaşında olduğunu kendisini çok uyanık bildiğini, on devlet gezdiğini; ancak kendisinden daha çok uyanıklar olduğunu söyledi.  Hanımı vefat ettikten sonra ilk evlilik girişiminden başlayarak anlatmaya başladı. Güvendiği bir arkadaşının tavsiyesi üzerine Erdemli’de 58 yaşında bir hanımefendiye talip oluyorlar. Mihr olarak bir saat, bir yüzük, dört burma, yüz gram altın belirliyorlar. Dini nikâh yapıyorlar, bir hafta sonrada resmi nikâh yapmak için anlaşıyorlar. Beşinci günün sabahı dede, sabah namazına gidince mutfak penceresinden daha önce vermiş olduğu yüzük, saat, altınları da yanına alarak kaçıyor. Verdiği altınları geri alabilmek için mahkemeye başvurduğunu hala mahkemelerinin devam ettiğini söyledi.

İkinci evlilik girişimi serüvenini ise şöyle anlatmaya başladı. Mut’tan tanıdığım bir arkadaş Çumra’nın köylüğünde kocası ölen bir hanımefendi var, seni onunla tanıştıracağım, dedi.  Hemen hemen aynı yaşlardasınız güvenilir bir bayan dedi. Konya’nın Karatay Belediyesinin önünde buluşmak üzere sözleştik. Akşamdan cebime bir yüzük, bir küpe, iki burma bilezik aldım. Ben otururken bankta orta yaşlı bir adam yanıma yaklaştı. Bayan ile seni görüştürebilmem için bana beş bin lira vereceksin, dedi. Sen kimsin? Ben sana vereceğime karım olacak bayana veririm, sen kadın tüccarı mısın? Şimdi polisi arıyorum, diyerek telefonumu çıkarttım. Adam yanımdan hızlı bir şekilde uzaklaştı. Telefonu çıkarttım, birazdan buluşacağımız bayanı aradım, durumu anlattım. Kendisinin başına gelen durumdan haberi olmadığını söyledi.

Bir saat sonra bayan geldi. Karatay Belediyesinin önünde görüştük. Bayana bana iyi bak, dedim. Eğer bende hoşuna gitmeyecek bir şey sezdiysen beni beğenmediysen şimdiden ayrılalım, dedim. Beni beğendiğini söyledi. Beraber Karaman’a bilet aldık. Eve geldikten bir hafta sonra bir yüzük, bir küpe, iki bileziği hanıma verdim. Verdiğim günün öğleni ben çarşıya çıktığımda evden gitmiş.

Üçüncü ve dördüncü evlilik girişimlerinde de birer yüzüğünün gittiğini söyledi. İkisi eve geldi bir hafta sonra altınları aldı gitti. Diğer ikisine de yüzük taktık, eve girmeden bu işin olmayacağını söylediler; yüzükleri geri vermediler, dedi.

İsa dede işyerinden ayrıldıktan sonra bir zamanlar yazdığım mısralar aklıma geldi.

Doğru dostum dünya üç günlük

Üç günlük dünyada aşk bir günlük

Vefa, sevgi, dostluk bir günlük

Söz, nikâh, evlilik bir günlük

Israr, sabır, sebat bir günlük

***

Güven duyarsın mert diye namerde

Kanıverirsin sahte yüzlere, gülücüklere

Çünkü senin hafızanda bir yüz, bir gülücük var

Kaybedilmiş bir yüz acaba nerede?

Mum yetmez, güneşi getir, bul getir!

***

Etrafta aç kurtlar avını arıyor

Nerde zayıf, nerde sa, nerde çaresiz

Birilerini bulup midesini besliyor

Güvenmek mi, kime ama nasıl?

Sadece adı var, içi çürük, içi boş!

***

Dünyanın çivisi çıkmış, bilemiyorum

Sahte yüzleri nedense sevemiyorum

Kafalar bitlenmiş, su temizlemiyor

Bitlenmemiş, temiz bir kafa arıyorum

Adam geç git diyemiyorum, takıyorum

***

Eve giren durmuyor, kaçıyor sinsice

Önce seviyorum, diyor delice

Daha sonra eğleniyor başkasıyla gönlünce

Üç beş ay geçince aklı başına gelir hızlıca

Biz nereye gidiyoruz pirim sence?Belirli yaştan sonra yalnızlık dedelerimize zor gelmektedir. Yalnızlıktan kurtulmak isteyen hanımı vefat eden dedelerimiz kendilerine yoldaş aramaktadırlar. Ne yazık ki bunu kullanan, bu işi ticarete döken insanlar, çeteler dedelerimizi tuzağa düşürmektedirler. Ellerinde avuçlarında ne varsa bir gecede alıp götürmektedirler. Belirli yaştan sonra kocası ölen bir bayan belirli miktar, aylık bir geliri varsa tek başına kalan ömrünü devam ettirebilmektedir. Eğer hanımı kendisinden önce vefat etmişse erkek tek başına hayatını sürdürmekte zorlanmaktadır.  Evlilik girişimleri çoğu zaman yıkımla sonuçlanan dedelerimiz, güçlü bir referansları ve yaş denkliği yoksa tek başına kalan ömürlerini tamamlamaları onların ve yakınlarının yararına olacaktır.

Ali Altaylı

You Might Also Like

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-8

Evlenmeden ve Boşanma Kararını Vermeden Önce Kendinle Yüzleşebilmek

Terapiste Gitmeden Önce Kendimize Bir De Bu Yönden Bakabilmek

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-6

Sosyal Medya Yangını ve Vazgeçemediklerimizin Ağır Bedeli

Ali Altaylı 20 Aralık 2022
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Instagram, Facebook, TikTok ve Filmler
Sonraki Yazı Kaldırımda Ayaküstü Üç Beş Adamın Sohbeti
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?