Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: Bakış Açısı, Bakış Acısı
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Genel

Bakış Açısı, Bakış Acısı

Genel
Paylaş
PAYLAŞ

Bu dünyada herkes bir şeyler başarmayı, önemli ve değerli olmayı ister.  Kendisinden söz edilmesini, öldükten sonra da iyi bir nam bırakıp övgüyle anılmasını ister. Her insan bu dünyada büyük işler başarmak, hiç ölmemek, eserleriyle yaşamak istemesine ister de bunu çok az kişi başarabilir. 

Negatif bir bakış acısına sahip bakışı virüslü, acı olan bir insan hem dünyasını hem de ukbasını kaybedebiliyor. İstemeden de olsa hem kendisine hem de sevdiklerine zarar veriyor. Başkasının yaşam enerjisini çalan insan da bir nevi hırsızlık yapıyor ve hırsız olarak ölüyor.

Yaşadıklarımdan öğrendiğim şu ki, bazı insanlar mutlu olmamak ve mutlu etmemek için özel bir gayret sarf ediyorlar. Adeta hırslı bir insanın kendini çok fazla yormadan rahat edemediği gibi. Mutsuz insanların en önemli özelliği her şeyin en kötüsüne zihinlerini odaklamalarıdır. Adeta bu konuda o kadar ustalar ki, onları görenler onlarla beraber yaşayanlar özel bir eğitim almış sanırlar.

Her şeyin en kötüsüne odaklanan insanlar, haset insanlar, kibirli insanlar, hedefsiz gayesiz konforuna aşırı düşkün, çalışmayı üretmeyi sevmeyen insanlar asla mutlu olamazlar. Kendileri mutlu olamadıkları gibi yakınlarını, çevrelerini de mutlu etmezler. Beyinleri çok çabuk küçülen, psikolojik olarak çabuk hastalanan insanlar genellikle bakış acısı çeken insanlardır.

Bu tip insanlar güneşte leke, en güzel bir organizasyonda bile eksiklikler aradıkları için asla huzur bulmazlar ve huzur vermezler. Adeta kendi beyinlerinde kurdukları yanlış ve hastalıklı bir dünyada yaşar ve ölürler.

Bugünkü yazımızda dünyada başarılı insanların ve başarısız olan insanların en önemli özelliğinden bahsetmeye çalışalım.

Başarılı olan insanların birçoğu pozitif, olumlu, iyimser bir bakış açısına sahiptir. 

Başarısız olan insanlar ise bakış açısı, bakış acısına dönüşmüş negatif, olumsuz, kötümser olanlardır.

Gelecek günlere, olaylara, durumlara, insanlara bakış açısı olumlu insanlar, sızlanmayı, şikâyet etmeyi bırakır; kendine gelir, bedava verilen zamanın içini çok iyi bir şekilde doldurarak eksiklerini gidermeye çalışır. 

Bakış açısı bakış acısına dönüşmüş insanlar ise sadece feryat ederler, sızlanırlar, hemen hemen her şeyden şikâyet ederler, şikâyeti dillerine pelesenk ederler

Mehmet Akif Ersoy bizi bakış acısına karşı silkeliyor:

Feryadı bırak, kendine gel; çünkü zaman dar

Uğraş ki, telafi edecek bunca zarar var 

Bakış açısı iyimser insanlar; Allah’ın rahmetinden, geleceği güzelleştireceği yönündeki güzel düşüncelerinden vazgeçmezler. Ahlaklı ve dürüst bir şekilde çalışmaya üretmeye devam ederler. 

Bakış açısı bakış acısına dönüşmüş insanlar ise tembel, gayretsiz, şevksiz, renksiz, donuk ve solukturlar. Geleceğin iyiye gideceği konusundaki ümitlerini hepten kaybetmişlerdir.

Yine Mehmet Akif Ersoy, bakış acısı çeken bizleri uyarıyor:

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak,

Alçak bir ölüm varsa eminim, budur ancak.

Bakış açısı pozitif olan insanlar; hedef sahibi, gayretli, duyarlı, diri ve vizyoner insanlardır.

Bakış açısı bakış acısına dönüşmüş insanlar ise ölülerden farksız bir hayatın içinde bocalar dururlar.

Yine Mehmet Akif Ersoy, şöyle bir tespitte bulunur:

His yok, hareket yok, acı yok… Leş mi kesildin?

Hayret veriyorsun bana… Sen böyle değildin.

Bakış açısı güzel insanlar, Allah bir kapısı bin bir, Allah var keder yok, diyerek sebeplere de yapışarak tevekkül, dua ve gayreti elden bırakmayarak gelecekten de ümitvar olarak çalışmaya sarılırlar, işlerini en iyi şekilde yapmaya çalışırlar.

Bakış açısı bakış acısına dönüşmüş insanlar ise kuru kuru dua ederler. Risk ve sorumluluk almazlar sebeplere başvurmazlar. Armut piş ağzıma düş mantığıyla hareket ederler, hazırcıdırlar. Emeksiz yemeğin, sancısız incinin peşindedirler.

Yine Mehmet Akif Ersoy, geleceği karanlık görmenin bizi durdurduğuna dikkat çeker:

Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın!

Esbâbı elinden atarak ye’se yapıştın.

Bakış açısı iyimser insanlar, mücadeleci ve çözüm üreticidirler. Asla ümitsizliğe düşmezler, karamsar ve bedbin insanlardan uzak dururlar. Karamsar insanların kendilerini kendi karanlıklarına çekmesine izin vermezler.

Bakış açısı bakış acısına dönüşmüş insanlar ise en ufak muhalif esen bir rüzgârda bile eski ümitsizlik karanlıklarına göre dönerler.

Mehmet Akif Ersoy aşkın bir mücadeleci ruhuna sahip olmamız gerektiğini söyler:

Karşında ziyâ yoksa sağından, ya solundan

Tek bir ışık olsun buluver… Kalma yolundan.

Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!

Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!

Bakış açısı pozitif insanlar, ümitsizlik bataklığına asla düşmezler, iman bağı ile Rablerine intisap ederler. Dayanak ve yardım noktaları sonsuzluğun sahibidir. En ufak bir yılgınlığa, umutsuzluğa düşmezler; çünkü onların Rablerine bağlılıkları en büyük ezeli kazanımlarıdır.

Bakış açısı bakış acısına dönüşmüş insanlar ise “ye’s, karamsarlık, ümitsizlik, umutsuzluk, her şeyden şikâyet” hastalığından bir türlü kurtulamazlar.

Yine Mehmet Akif Ersoy ümitsizliği ruhlara vurulan bir kelepçeye benzetir:

Ye’s öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.

Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!

Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;

Me’yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar.

Bakış açısı olumlu güzel gören güzel düşünen ve güzele yoran insanlar, şu kısa hayatlarına güneşi, baharı, huzuru, dinginliği, sağlığı, başarıyı çekerler. Çekim yasasına inanırlar, güzel niyet, bakış ve şükürle geleceklerini daha da güzelleştirirler.

Bakış açısı bakış acısına dönüşmüş insanlar ise kötü zan, düşünce, söz ve eylemle hayatlarının en güzel yıllarını, geleceklerini katlederler.

Bediüzzaman Hazretleri, bakış acısına sahip kötü düşünce ve ümitsizlik girdabından bir türlü kurtulamamış insanların ise hayatlarını katlettiklerini söyler: 

Hayat içinde hayattır hüsn-ü zanda emeli. 

Sûizanla yeistir saadet muharribi hem de hayatın kàtili.

(Kötü düşünce ve ümitsizlik mutluluğa, huzura savaş açar; yaşamı katleder. Güzel düşünce içerisinde bir hedef için çalışmak ise hayatın iç içe geçmiş güzelliklerini bize tattırır.)

Dünya kötüye gidiyor; gelecek günler kötüleşecek, diyoruz.

Peki, biz iyileşmesi için ne yapıyoruz?

Hiç düşündük mü?

Belki de ilk adım bakış acısı çekmeyi bir an önce bırakarak olumlu bir bakış açısıyla insanları, olayları, durumları, bütün canlıları görmeyi, değerlendirmeyi başarabilmek.

Sonraki adımlar mı?

O bakışın ve çekim yasasının büyüsüyle bizi bulacaktır. 

                                                                                                                               ALİ ALTAYLI

You Might Also Like

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-15

Gerçekten Peşinden Koştuklarımız Bizi Sonsuzluğa Taşıyacak Mı?

Bu Cesur Ruh, Aktivistler Dünyayı Ayağa Kaldıracak

Hangi Sofra Bizi Ötelere Taşır?

Kazananlar ve Kaybedenler

TAGGED: ali altaylı, gençler, insan, iş güç, karaman, karamanoğlu mehmetbey üniversitesi
Ali Altaylı 16 Ekim 2025
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Gerçekten Peşinden Koştuklarımız Bizi Sonsuzluğa Taşıyacak Mı?
Sonraki Yazı Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-15
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?