Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: İçimize Yolculuk
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Aileİnsan

İçimize Yolculuk

Aile İnsan
Paylaş
PAYLAŞ

Bir türlü oğluna istediği gelini bulamayan anne, önce vefat eden kaynanası ve kayınbabasıyla olan ilişkisini gözden geçirdi.  Hangi kapıya gitseler kapı yüzlerine kapanıyor; tam oldu olacak derken bir aksilikle işler ters yüz oluyordu. Bir gün,  anne hiç yapmadığı bir şey yaptı. Genelde dışa doğru yolculuk yapan, bir türlü kendisiyle yüzleşemeyen anne; geçen uzun yıllardan sonra kendisiyle hesaplaşmaya, kendisini iyice sorgulamaya başladı. 

Özellikle kendisini insan olarak yaratan, hayvan, bitki yaratmayan Rabbine karşı kulluğunu sorgulamaya başladı.

Daha sonra diğer insanlarla özellikle kaynana, kayınbaba ve diğer yakınlarıyla iletişimini, ilişkisini sorgulamaya başladı.

Acımasızca kendini sorguluyor, gözyaşları içerisinde Rabbinden çok uzak geçen yıllara ve yaşam tarzına üzülüyordu. İş güç, dünya hırsıyla Rabbine hakkıyla kulluk edemediğini, kalbinin tam ortasına çocuğunun, bağın bahçenin, malın mülkün sevgisini koyduğunu anımsadı. Aslında dünyalıklar kalbin içiyle değil, kabuğuyla sevilirdi. Kalbin, bedenin ve her şeyin tek sahibi olan Yaratıcının sevgi ve muhabbetini, dünyalıklara kaydırdığı için kendinden utandı. Namazlarını çoğu zaman kılmamış, Ramazan orucunu da tutmamıştı. Şimdilerde ise çok sevdiği oğluyla imtihan oluyor; yüzünü bir türlü güldüremiyor, istedikleri kız adayını bulamıyorlardı. İnsan taş, duvardan yapılmış özel evine, her insanı misafir almadığı halde nasıl oluyor da daha özel olan kalp evine, kalıcı misafirler alabiliyordu. Bu sahte misafirler de vücut gemisini gün gelip batırıyordu.

Kendi kendine şu beyti mırıldandı:

Kendi kendine itdiğin âdem

Bir yere gelse idemez âlem

(Bir insanın kendi kendine yaptığını, bütün insanlar bir araya gelse ona yapamazlar.)

Daha sonra Abdulkadir Geylani Hazretlerinin şu sözü aklına geldi: 

“Ömrünüz geçmekte ve zamanınız tükenmektedir. Hâlbuki bütün çabanız yemeniz imkânsız olan malları toplamakla geçiyor. Kavuşma ihtimali olmayan nesneler düşünüyorsunuz. Yaptığınız binalara sağlığınızda oturmak belki size nasip olmayacak. Yapın, edin, eğleyin. Ama kalbinize sahip olun. Dışınız dünyayı yapsın, kalbiniz Allah’ı ve ahireti. Kalbinizi dünyaya kaptırırsanız Rabbinizin yüce makamı perdeler arkasına girer. Ruhani hava etrafınızda esmez.”

Kocasıyla evlendikten sonra bir türlü kaynanası ve kayınbabasına içi ısınmamıştı. Bayramlarda ellerini bile öpmek istemiyordu. Yaşlanıp el ayaktan düştüklerinde ise zoraki birkaç ay bakmıştı. Baktığı süre içerisinde ise kocasına dünyayı dar etmişti. Diğer akrabalarıyla da geçinemiyor, sorunlar yaşıyordu. Bir gün, oğlunun evlilik çağına geleceği ve çevreden kendilerini soracakları hiç aklının ucuna gelmemişti. Geldiğinde ise çok geç olmuştu. Oğluna kız vermek isteyen kişiler, tanıyanlara sorunca “sizin aileye uygun değil” cevabını alıyorlardı.

Ziya Paşa ne güzel söylemişti:

İncinmemek istersen mülk-i fenâda 

Bir kimseyi incitmemeye hasr-ı merâm et

(Şu geçici dünyada incinmemek, üzülmemek istiyorsan başkalarını incitmemeğe özen göster.)

İnsan ektiğini biçiyordu, yaptıklarının hiçbiri insanın yanına kâr kalmıyordu. Yüce Yaratıcı yılların geçmesiyle unutmuyor; biz insanların yaptıklarını, zamanı gelince gözünün önüne getiriyordu. Bazen bir hastalıkla bazen anlık kazayla bazen devam eden içsel huzursuzlukla bazen kısmet kapanıklığıyla bazen mal, evlat kaybıyla bazen iflasla bazen özgürlüğe elveda demekle vb.

Bir düğünde de bir genç arkadaş bana şöyle demişti: “Hangi dala tutunsam o dal kuruyor; hangi işe başlasam o işin sonu gelmiyor, bir türlü işlerim rast gitmiyor.”  

Bu genç de gözüne çarpan bir beyit üzerine düşünmeye başladı ve neden işlerinin bir türlü rast gitmediği noktasında kendi içine yolculuk yapmaya karar verdi.

Ayaşlı Muallim Şâkir’e ait olan bu beyitte:

Ne kahrı dest-i a’dâdan ne lutfu âşinâdan bil

Umûrun Hakk’a tefvîz et Cenâb-ı Kibriyâdan bil

(Ne kahrı düşmanın elinden oluyor zannet ne de iyiliği bir dosttan bil. Bütün işlerini Allah’a bırak, olan her şeyi gönül hoşluğu ile karşıla. Sana gelen her şeyi yüce Allah’tan bil.)

Bu genç, bir hafta kendisiyle iyice yüzleşti, kendisine adeta dayak attı. Kendisinin hastalıklı taraflarını içsel yolculukla keşfetti ve bir ajandaya şu notları aldı.

Şu ana kadar istediğimi bulamamamın, her noktada işlerimin rast gelmemesinin sebebi şunlardır:

Her şeyin en kötüsünü görme alışkanlığı geliştirmek.

Takdire rıza gösterememek. 

Olanda hayır vardır, diyememek.

Arkadaş seçiminde büyük hatalar yapmak.

Annem ve babamla çatışmak.

Babam ile uzun zamandır küs olmak.

Şükür duygusu geliştirmemek.

Aceleci davranmak, başka akıllardan yararlanmamak.

Görünenin ötesine geçememek, hikmetli bakış açısı geliştirememek.

Sonsuz cömert Yaratıcıdan beklemek yerine, insanlardan beklemek.

Zaman yönetimini ve nakit yönetiminde başarısız olmak.

Kusur gören gözlerimin kendi hatalarımı görmede zorlanması.

Düzeltilmesi gereken biricik insan kendimken uzaklara gitme yanılgım.

Haramda huzur aramanın, huzursuzluğa ve nasipsizliğe neden olması.

Her gün az da olsa kendimi daha iyi yere taşımak için zihnime ve özüme ekim yapmamak.

Rabbime güvenip dayanmak yerine sebepleri ilahlaştırmam, onlara adeta ilahlık vermem.

                                                                                                                

 ALİ ALTAYLI

You Might Also Like

Evlenmeden ve Boşanma Kararını Vermeden Önce Kendinle Yüzleşebilmek

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-7

Terapiste Gitmeden Önce Kendimize Bir De Bu Yönden Bakabilmek

Çağrısı Çağını Aşan Dava Adamları Unutulmamalı, Unutturulmamalı

Kurban Bayramı Öncesi ve Etme Bulma Dünyasında Paylaşabilmek

TAGGED: ali altaylı, insan, karaman, karamanoğlu mehmetbey üniversitesi, psikoloji
Ali Altaylı 30 Ağustos 2023
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Karaman’da Çalışan Gencin İntihar Girişimi
Sonraki Yazı Zaman İhtiyarladıkça KUR’ÂN Gençleşiyor
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?