Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: 2026 Yılında Ajandalarımız ve Geleceğimiz
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Genel

2026 Yılında Ajandalarımız ve Geleceğimiz

Genel
Paylaş
PAYLAŞ

2026’ya girmeden inceden inceye bir iç muhasebe yapıp kendince kararlar almışsındır. Ajandana şunları da eklesen daha güzel olmaz mı?

Sabah güneşi üzerime doğdurmayacağım, güne erken başlayacağım.

Gökyüzüne bakarak günün en temiz havasında yürüyüş yapmayı alışkanlık haline getireceğim.

Her gün yatmadan en az beş yaprak kitap okuyacağım.

Bir gün zamansız ölsek bizimle gelmesini çok istediğimiz akıllı telefonlara, sosyal paylaşım sitelerine çok az zaman ayıracağım; TV’nin zehirleyen programlarının kendi vücut evimi ve yaşadığım taş, tuğladan örülmüş evleri zehirlemesine izin vermeyeceğim.

Bir gün zamansız ölüp gitmeden bedava verilen zamanın, anne babamın, eşim ve çocuklarımın, akrabalarımın, değerli dostlarımın, komşularımın kıymetini bilmeliyim.

Özgürlüğü, adaleti, iyiliği, güzelliği, dünyanın en hayırlı imkânlarını sadece kendim ve çok sevdiklerim için değil, ülkemin insanları ve dünyadaki bütün insanlar için isteyebilmeliyim.

Kapitalizmin çarkından çıkabilmeliyim, gereksiz harcamalardan kurtulabilmeliyim; finans yönetimini öğrenebilmeliyim.

Bu zamanda biz insanlarda en tehlikeli hissiyat enaniyet, benlik, gurur, kibir, narsistlik ve heva heves hedonizmdir. Bu iki tehlikeli unsuru kendi vücut evimden söküp atabilmeliyim.

İslam medeniyetinin istediği erkek ve kadın karakterinde, ahlakında bir insan olabilmeliyim. Batı medeniyetinin erkek ve kadın modelinden uzaklaşabilmeliyim. Görünüşümle yaşantım örtüşmeli; dışım İslami, içim Batılı olmamalı.

 Kendine tapan ve hep kendini akan insan, başka hiç bir kimseyi görmez ve göremez. Bir ilahı var o da kendisidir, derler. Bundan sonra kendime tapmayı ve akmayı bırakıp Rabbimi gerçek ilah olarak kabul edeceğim.

Haset ve benlik yakıcı, yıkıcıdır. Riya, gösteriş nimeti bozar, giderir. Bundan sonra insanlarla ve Rabbimle aramı açan dedikodu, tecessüs, suizan, haset, kibir, yalan, kin, nefret, hırs, aşırı dünya tutkusundan sıyrılabilmeliyim.

Gözümden ve kulağımdan vücut evime girenlere dikkat etmeliyim. Yanlış yerde kullandığım gözüm ve kulağım bir gün benden şikâyetçi olacağının şuurunda yaşayabilmeliyim.

Zaman değirmeni, gelenek ve görenekleri öğüttü. Zamana en güçlü şekilde karşı koyan ise Kuran ve sünnettir. Din benim ölçüm, kılavuzum, rehberim diyen bizlerin ise zihni sosyal paylaşım siteleri, diziler, gündüz programları, tutkulu mal mülk sevdası, ego, heva putu yüzünden bulanık. Bundan sonra aklımı karıştıran, bilgi kirliliğiyle kutsalımızın üzerini örtmeye çalışan her türlü yanlış, gereksiz, art niyetle hazırlanmış bilgiden uzaklaşabilmeliyim.

Yanlış rol modelleri örnek alarak nasıl iyileşebiliriz ki? Elimizden kayıp giden gençler, dağılan aileler, ortada boynu bükük kalan çocuklar, hayatının baharında ota çöpe bulaşanlar, eğlence merkezlerini dolduranlar kimi, kimleri model aldı? Hasta toplumlar, hasta bireyler üretir. Bundan sonra rol model aldığım kişileri tekrar gözden geçirebilmeliyim.

Çocuklarıma bilmeden de olsa zarar vermeyi bırakabilmeliyim. Okula giderken çantasını taşımak, hiç mi hiç kızmamak, azarlamamak; ekranlara ve akranlarına dikkat etmemek, onların yanında sık sık kavga etmek, her istediklerini almak, onların yanında yaşlarına uygun olmayan programlar izlemek vb. Bundan sonra çocuklarımı sadece bitki ve hayvan gibi büyütmek yerine Mevlana Hazretlerinin, Fatih Sultan Mehmet’in annesinin, babasının yetiştirdiği gibi hayata hazırlamaya çalışabilmeliyim.

Yerin üstünün ve altının hakimi olan Rabbime doğru bir yol almaya çalışacağım. Kitabını anlamıyla tefsiriyle en güzel şekilde anlamaya çalışacağım. Resulünün (sav) örnek hayatını anlamaya çalışacağım, hayatıma hayat kılmaya çalışacağım.

Bir ömürde en az beş defa meal okumadan her bir ayetin tefsirini en az beş ayrı kitaptan okumadan beş ayrı âlimden dinlemeden ahlaklı, temiz, insan modeli ortaya çıkmayacak. Bu yıl önceki yıllardan daha gayretli olabilmeliyim.

Sesimi yükseltmek yerine sözümün kalitesini yükseltmeliyim. 

Dünyada hiçbir şey iman, ilim, hilm, edep, ahlak, huzur, sağlık, samimi muhabbetten, kardeşlikten, birlik ve beraberlikten, iyi niyetten, aydınlanmış zihin ve temiz kalpten daha önemli değildir.  Geçim derdine, dünyalık hırslara, taşkın duygulara bunları feda etmemeliyim.

Hayvanlar âleminde sadece kendisini düşünen, bencil olanlar ayakta kalır, uzun süre yaşar. Biz insanlar âleminde ise başkalarını düşünebilenler, kendi bencil dünyasını aşabilenler ayakta kalır, uzun süre yaşar. Hayvanlardaki bencillik, onlara kazandırırken bizlere kaybettiriyor. Bundan sonra bencil dünyamı aşıp birilerinin hayatına dokunabilmeliyim.

İyi niyet, değer karakterli, ahlaklı, temiz insanlara verilirse sahibini yormaz. Hem verene hem alana değer katar. Eğer mayası bozuk insanlara verilirse onların elinde bir zehre dönüşür; ilk önce değer vereni, iyi niyet göstereni zehirlerler. Değer ve iyi niyeti herkes taşıyamaz. Bundan sonra insanlarla ilişkimi tekrar gözden geçireceğim.

Dünyada var olan her şey insana hizmet ediyor, insan ise bu hizmetin farkına varıp şükür olarak ya Allah’a kul oluyor ya da bu hizmeti unutup nefsine, egosuna kul oluyor. Bedava verilen akıl, göz, kulak, hava, güneş, gece gündüz kime hizmet ediyor; biz ise kime, kimlere, nelere? Bundan sonra daha dikkatli bir şekilde kalan sayılı günlerimi tamamlamaya çalışacağım.

Hayvanların önünde bir yol var, biz insanların önünde ise iki yol var. Bir arı, inek, tavuk, koyun, keçi, dana, öküz hangi yoldan gitsem diye düşünmez. İçgüdülerine göre hareket eder, nefisleri, canları neyi isterse onları yaparlar. Utanma, ahlak, el âlem ne der gibi kaygıları, dertleri, düşünceleri yoktur. İnsan ise bedava verilen akılla en güzel yolu seçebilmeli, kafasına göre takılmayı bırakabilmeli, ahlak ve iffeti yeniden en güzel şekilde takınabilmeli, hayvandan farklı olduğunu artık idrak ve ispat edebilmelidir. 

                                                                                                                                  ALİ ALTAYLI

You Might Also Like

Kaliteli Birey, Aile ve Toplum Yetiştirme Enstitüsü-2

Kaliteli Birey, Aile ve Toplum Yetiştirme Enstitüsü

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-18

Yoksa Değişen Sadece Yıllar Mı?

Ülkemizde Erkeğe Şiddet Hiç Mi Yok?

Ali Altaylı 2 Ocak 2026
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Kaliteli Birey, Aile ve Toplum Yetiştirme Enstitüsü
Sonraki Yazı Kaliteli Birey, Aile ve Toplum Yetiştirme Enstitüsü-2
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?