Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-12
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Genel

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-12

Genel
Paylaş
PAYLAŞ

En büyük açlık, sevilme ve takdir edilme, onaylanma, kabul görme açlığıdır. Bu açlık çocukluk döneminde başlar ve bir ömür sürer. Özellikle çocukluk döneminde sevgi görmeyen ve onaylanmayan, takdir edilmeyen, önemsemeyen bir birey, bir ömür bu açlıktan kırım kırım kıvranır.

*

Gözlerimiz ne zaman iç dünyamıza döndü ve kendi yanlışlarımızla yüzleşmeye başladı, işte o zaman vücut bahçemizde güller açmaya başladı. Başkalarının günahını tartarak yanlışını görerek kusurlarını araştırarak sadece vücut bahçemizdeki yabani otları ve dikenleri çoğaltırız.

*

Bir zamanlar birçok kişinin elinde tesbih vardı ve tesbih tanelerini her çekişte iç dünyası genişler, zihni ve kalbi dinlenirdi. Şimdilerde ise hemen hemen hepimizin elinde akıllı telefonlar var, dışa dönük yaşıyoruz. Gördüklerimiz iç dünyamızda, ruhumuzda büyük yaralar açıyor.

*

Kadın ve erkek bir bahçede yetişen iki farklı ağaç gibidir. Kadın ilgi, sevgi ve güvenin olduğu bir ev ortamında çiçek açar. Erkek ise saygı görmek ve otoritesinin elinden alınmamasını ister. Suları aynı olsa da gübreleri farklıdır. Çocuklarsa aşkla birbirine bakan dört göz ister. Evlerinde saygı, sevgi ve huzur ister.

*

Madem, dünyaya gelen her insanın bir kararı yok, inişli çıkışlı insan. Bugün sağlıklı yarın hasta, bugün güçlü yarın güçsüz, bugün şen şakrak, yarın soluk üzgün, bugün zengin yarın fakir, bugün devlet sahibi yarın fakr içinde o zaman daima istiğfar, şükür, dua ve ibadet ü taat.

*                                                                                              

İnsan bozulunca her şey bozulur. Bir toplumda, bozuk insanlar ne kadar çoksa o oranda işler zorlaşır. Peki, bozuk insan kime denir? Ne din gelenek ne utanma ne hak hukuk ne iyilik güzellik bilmeyen insan bozuktur. Bozuk insan, sadece midesine ve bencil dünyasına yatırım yapar.

*

Yaşayan, yaşayacak olan bir eser halk ettiğine inanan kimse metihleri ne yapsın? Şöhret vız gelir ona. Vız gelir, çünkü tanrısal bir mutluluk duymaktadır. Demek her alanda hayatın gayesi: Yaratış diyor Cemil Meriç. Üretmek, insanlık için dertlenmek en büyük fetih değil mi?

*

Kader beyaz kâğıda sütle yazılmış yazı/Elindeyse beyazdan gel de sıyır beyazı. Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır/Ne yapsalar boş göklerden gelen bir emir vardır. Demek, insan ne kadar zeki, güçlü, eğitimli, varlıklı da olsa hayatın birçok alanında tam isabetli karar veremez. Çünkü insan bir yönüyle noksan bir yönüyle aciz bir yönüyle öngörüsü azdır. Her şeyi bilen ve tam karar sahibi, hükümleri mükemmel Rabbimizdir.

*

Yan masada konuşan orta yaşlı iki Âdem’in konuşmaları kulaklarıma kadar geldi. Abi, milletin dini imanı para olmuş, diyerek muhabbet ediyorlardı. Gerçekten öyle mi, önce iman mı para mı önce iman mı kadın mı önce iman mı makam mı önce iman mı şöhret mi önce iman mı çıkar mı önce iman mı konfor mu? Ne yazık ki, maddeperestlik, çıkar, menfaat, ölçüsüz dünya tutkusu, tek dünyalı yaşam bütün kutsal değerlerin ikinci üçüncü planda kalmasına neden oluyor.

*

Kendini kelimelerle cümlelerle ifade edebilmek dışta ve içte oluşabilecek hastalıkları, zararları önler. Kitap okuyarak kendini, kelime dağarcığını genişletmeyen bir birey, kendini çoğu zaman hakkıyla ifade edemez. Ya şiddete başvurur ya da içine atar, kendisini hasta eder.

*

Eskiden sadece kışlar soğuktu, soğuk olan kış aylarında evlerimiz sımsıcaktı. Bireylerde, ailelerde, toplumun genelinde sevgi, muhabbet, merhamet, güven, fedakârlık vardı. Artık dört mevsim soğuk, neden mi? Yüzler, niyetler, akıllar, kalpler soğuk. Sevgi ve güven can çekişmede. Ağaçlar, bitkiler, dilsiz hayvanlar, toprak için yağmur, su neyse bir toplum için de güven, hürmet, sevgi, merhamet odur.

*

Başına gelen bir musibetten, dünyanın sana dar gelmesinden dolayı insanları suçlayıp durma. Önce kendini suçla ey Âdem! Ya günahkâr tutumun ya insanları kırıp dökmen ya gözünü ve dilini kirletmen ya şükrü bırakıp şikayete yönelmen ya kullukta ihmalin ya niyetteki kusurun ya…vb.

*

Geleneksel evlilik döneminde erkeğin otoritesi ve saygınlığı korunurken erkek, evin reisi olarak görülürken modern diye adlandırılan riskli evliliklerde ise erkeğin otoritesi ve saygınlığı yok edildi. Otoritesi, saygınlığı ve evindeki huzuru elinden alınan erkek içten içe çöktü. Birçok sözde dindar diyeceğimiz kadın bile dizilerdeki özgürlüğüne aşırı düşkün, dominant, taşkın, saygısız, dil isaline uğramış fettan karakterlere benzerdir. Geleneksel ve modern İslam değil de gerçek İslam’ı benimseyen kadın kocasının hakkını gözetir, Allah’ın verdiği otoriteyi, yöneticiliği elinden almaya kalkışmaz.

*

Yeryüzünde riyâ, inkâr, hıyanet altın devrini yaşıyor/Diller sayfalar satırlar/Ebû Leheb öldü diyorlar. /Ebû Leheb ölmedi ya Muhammed/Ebû Cehil kıtalar dolaşıyor. Ne güzel ifade etmiş şair. Ebû Lehebler ölmedi ya! Eğer ölseydi zalimler Filistin’i kan gölüne çevirebilirler miydi?

*

Bir insanın bir amacı olmalı, tutkulu bir hedefi olmalı, ulvi bir gayesi olmalı, belirlenmiş bir vizyonu olmalı bir insanın. Yoksa her şeyi benliği, hazları ve çıkarı için tüketir. Zamanı, dizileri, müziği, tiyatroyu, mirası, havayı, suyu, değeri, sevgiyi, saygıyı tüketir.

*

Ne zaman anne babamdan az da olsa geri dursam, onlardan beklentiye girsem, içten içe onlara gücensem dünya ve içindekiler bana çirkin yüzünü gösteriyor, işlerim rast gitmiyor, her türlü rızık bana çok zor ulaşıyordu. Ne zaman anne babama ihsan etsem durum tam tersine dönüyordu.

*

İnsan bu dünyada aslında çok yalnız. Çocukluktan beri tutunduklarımız bizi birer birer terk ediyor. Dostluklar ise pamuk ipliğine bağlı. İyi ki, baki bir sahibimiz var. O’na aitiz ve dönüşümüz O’na. Bizim her halimizden haberdar olan işiten, destekleyen dualarımıza cevap veren.

                                                                                                                              ALİ ALTAYLI

You Might Also Like

Ailede ve Okullardan Başlayarak Yeniden Dirilmek

Dest Ü Pâyın Var İken

Hayat Zor Narsist İnsan Daha Zor

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-10

Senden Öte Benden Ziyade

Ali Altaylı 2 Eylül 2025
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Dest Ü Pâyın Var İken
Sonraki Yazı Ailede ve Okullardan Başlayarak Yeniden Dirilmek
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?