Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
  • İnsan
  • Yaşam
  • Aile
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Okunuyor: Ye Kürküm Ye!
Paylaş
Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Aa
  • İnsan
  • Aile
  • Yaşam
  • Anladım ki
  • Zaman Gösterdi ki
Search
  • YAZILAR
    • İnsan
    • Aile
    • Yaşam
    • Anladım ki
    • Zaman Gösterdi ki
Takip Et
  • Anasayfa
  • Tüm Yazılar
Kadir KATIRCI tasarladı.
Gözlemlerimİnsan

Ye Kürküm Ye!

Gözlemlerim İnsan
Paylaş
PAYLAŞ

Bugün öğlen namazından sonra devamlı müşterilerimden genç, yakışıklı, vizyon sahibi Celal geldi. Spor ayakkabılara bakarken sohbet etme imkânımız oldu. Başından geçen bir olayı anlattı. İş görüşmesi ve toplantı için il dışına gittiğini, giderken ilk önce Toyota marka otomobille gittiğini, kimsenin onlarla hakkıyla ilgilenmediğini söyledi. Bir ay sonra BMW marka otomobille ve giyim kuşamına da daha özen göstererek gittiğini, ilk görüşmeye göre ilgi ve alakanın çok fazla olduğunu söyledi. Yemek yediğimiz mekânı bile değiştirdiler, son görüşmemizde dedi.  Devir, Nasrettin Hoca’nın  “ye kürküm ye!” devri diye devam etti.

Hepimizin bildiği gibi Nasrettin Hoca’yı Akşehir’in beyleri yemeğe davet etmişler. Hoca nereden bilsin; davete, günlük kıyafetiyle katılmış. Katılmış ama ne hoş geldin, ne sefa getirdin diyen var ne de önüne bir tas çorba koyan var. Herkes, allı pullu kıyafetlilere el pençe duruyormuş. Hoca, bir koşu evine giderek sandıktaki işlemeli kürkünü giyip yemeğe geri dönmüş. Az evvel hoş geldin bile demeyenler, önünde yerlere kadar eğilmişler. Hocayı yere göğe sığdıramayıp başköşeye oturtmuşlar. Kuzunun en hasını önüne koymuşlar. Herkes hocanın yemeğe başlamasını bekliyormuş. Hoca, bir taraftan kürkünün kolunu sofrada sallamaya, bir taraftan da “ye kürküm ye, ye kürküm ye!” demeye başlamış.

–İlahi hoca, demişler, kürkün yemek yediğini kim görmüş?

Hoca taşı gediğine koymakta gecikmemiş.

–Kürksüz adamdan sayılmadık… İtibarı o gördü, yemeği de o yesin.

Paran varsa,

Zenginsen,

Lüks otomobillere binebiliyorsan,

Pahalı evlerde oturabiliyorsan,

Makam ve şöhret sahibiysen,

Kolunda pahalı saatler varsa,

Sosyal medyada takipçilerin çoksa,

Çevrende adamların varsa, toplumun sana bakışı değişiyor; kıymetli, değerli oluyorsun, dedi.  Devamlı müşterim Celal gittikten sonra bu konuda düşünmeye başladım.

Bir toplumda dış içten daha itibarlıysa yani derimizin içinde biriktirdiklerimiz, derimizin dışında biriktirdiklerimizden daha az itibar görüyorsa güven, içten, samimi sevgi, huzur yavaş yavaş bizden uzaklaşmaya başlar. Benlik, kıskançlık, gösteriş hortlamaya başlar. Yanlış adreste gelecek günlerin içini doldurmaya çalışan birey, tam istediği güzel günlere de kavuşamaz.

Ne zaman bir toplumda iç özellikler dış özelliklerden daha öncelikli, kıymetli, değerli, aranan olur, prim yaparsa o toplum dünyada örnek ve modellenen toplum olur. Asrısaadette olduğu gibi.  Osmanlıda olduğu gibi. Hatta erdeme dair dinimizde olan ama bizim hayata geçirmekte zorlandığımız bazı özellikleri Avrupa toplumlarında görebiliyoruz.

Yaratıcı ve yaratılmışa saygı, sevgi,

İlim, irfan, eğitim,

Edep,

Dürüstlük,

Ahlaklı olmak,

Kendini, haddini bilmek,

Ölçülü ve dengeli olmak,

Mütevazı olmak,

Adaletli olmak,

Cömert olmak,

İyi niyetli, temiz yüzlü olmak,

Tüm canlılara karşı şefkatli olmak,

Şeffaf, tek yüzlü ve doğal olmak vb. daha çok içsel özelliklerin dışa yansıması olan erdemli davranışları hayatımızın merkezine aldığımız zaman, dışta Rabbimizin bize verdiği imkânlar da yerine oturmuş olacaktır. 

Ne zaman;

Bir genç, kız istemeye gittiği zaman önce içsel özellikler ön planda tutulursa,

İletişime geçtiğimiz kişilerin önce özüne, karakterine bakarsak,

Buralarda hırsızlık olmaz, çift kilide gerek yok denilirse,

Yine mi zamanında borcumu ödemeyecekler endişesi olmazsa,

Buranın insanı dürüsttür, korkma denilirse,

Suç oranları yılın her ayında çok düşük denilirse,

Çocuklar ve bayanlar hak ettiği değeri görürse,

 Ahlaklı ve faziletli insanların çok olduğu yerdir burası denilirse ve bir kimse bir başkasından can, malı, şerefi konusunda emin olursa, o zaman iç, dıştan daha büyük önem taşıyor demektir.

Erdemli, iç özelliklerimiz bizi biz yapan ve dışta kazandığımız başarıyı mühürleyen, iki dünya saadeti veren en önemli kazanımımızdır. Güzel niyet, güzel kalp, sade yaşayış, içe yatırım, dünya ve içindekilerle doğru iletişim, imkânları doğru konumlandırma, yaratıcı ve ölümü unutmadan yolda olabilme şuuru bizi biz yapacak ve dışa, cazibeli, şaşalı, gösterişli hayata ilgimizi azaltacak, yerdeki gölgelere ayağımızın takılmasını önleyecektir.

You Might Also Like

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-7

Terapiste Gitmeden Önce Kendimize Bir De Bu Yönden Bakabilmek

Zihinsel Üretim ve Gözlemlerim-2

Buluş, Kucaklaş, Kaynaş; Can, Canan ve Yeni Bir Kan Ol

İki İlaç ve İki Zehir

Ali Altaylı 5 Eylül 2022
Bu yazıyı paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Email Copy Link Print
Paylaş
Önceki yazı Hayat Mısraları-5
Sonraki Yazı Hayat Mısraları-6
Yorum bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Altaylı Kişisel Web Sitesi
Takip Et

Kadir KATIRCI tasarladı.

Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?